Atina'nın kalbinde, 'NAZA' adını taşıyan belgesel, izleyiciler üzerinde derin bir etki yaratarak, Filistin topraklarındaki trajik olayların acı gerçeklerini gözler önüne serdi. Yönetmenliğini Oscar ödüllü Yuval Abraham ve Rachel Szor'un yaptığı yapım, İsrail ordusunun Gazze'deki saldırılarda uyguladığı yöntemleri ve bu eylemlerin soykırım niteliğini tartışırken, Yunanistan'da geniş yankı uyandırdı.

Belgesel, Filistinlileri hedef alan sistematik gözetleme ve uzaktan öldürme taktiklerini kullanan İsrail askeri personelinin kendi ağzından aktardığı itiraflarla dolu. Dimitris Çeripis gibi bir izleyici, belgeseli izledikten sonra, ‘Bu insanların yaptıklarının bir karşılığı olmadığını düşünmek beni şaşkınlığa düşürdü. Tarih boyunca bu kadar acı çekmiş bir halkın bu kadar kolay şekilde bozulması, beni derinden etkiledi. Hepsi suçlu. Bu suçları işleyenlerin bunu suç olarak görmemesi ise akıl almaz bir durum’ şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Panos ve Anastasis gibi diğer izleyiciler de belgeselin yarattığı duygusal yoğunluğa vurgu yaparak, yaşananlardan duydukları üzüntüyü dile getirdiler.

Belgeselin Venedik Film Festivali’ndeki “Jüri Özel Ödülü” kazanması, İsrail’de büyük bir tepkiye neden oldu. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, belgedeki askerlerin kimliklerini tespit etme talimatı verirken, Başbakan Binyamin Netanyahu filmi ‘Yahudi karşıtı (antisemitik) kışkırtma’ olarak nitelendirerek, tartışmaları daha da alevlendirdi. Miki Zohar gibi isimler ise belgesel yönetmenlerini vatandaşlıktan çıkarma tehdidinde bulunarak, uluslararası arenada daha da geniş bir tartışma ortamı yarattı. Bu durum, İsrail’de askeri personel ve kamuoyunun arasında büyük bir ayrışmaya yol açtı.