Şanlı bir geçmişe sahip olan, Suriye'nin derinliklerinde gizli operasyonların mimarı Said Caviş, 61 yıl önce başlayan bir hikayeyi şimdiye dek ilk kez kamuoyuna aktarıyor. Al Majalla'nın özel röportaj dizisinin ilk üç bölümünde yer alan bu anlatı, istihbarat tarihine yeni bir soluk getiriyor ve dönemin karmaşık dinleme tekniklerini gözler önüne seriyor.

Emekli subay Caviş, gençliğinde Şam’ın Kürt Mahallesi’nde yaşanan zorlu koşulları ve Filistinli komşularıyla kurduğu bağları anlatırken, 1951 yılında orduya katılması ve sinyal sınıfında uzmanlaşmasıyla başlayan yolculuğunu aktarıyor. Orduda Askeri Harp Okulu’nda İbranice dersleri vermesi sırasında, gelecekte Suriye Savunma Bakanı olacak Mustafa Talas gibi önemli isimlerle tanışması, hikayeye ilginç bir boyut katıyor. Caviş, o dönemin ilginç detaylarını ve tecrübelerini dökümantasyonuyla okuyucuya aktarıyor.

İsrail ordusunun telsiz iletişimini takip etme fikrinin, bir ders sırasında Kanada yapımı eski bir telsizle İsrail askeri çağrılarını yakalamasıyla doğduğunu belirten Caviş, o dönemde hazırladığı projeyi, dönemin komutanlığına sunduğunda ilk başta alaycı tepkilerle karşılaşmış, ancak o dönemde operasyonlara aktif olarak katılan Said el-Akil’in desteğiyle projesini hayata geçirmeyi başarmıştı. 30 Eylül 1957 tarihinde resmi görevlendirmenin ardından Golan Tepeleri’ndeki Naaran köyünde uzun süren gözlem ve dinleme faaliyetleri yürüten Caviş, 44 astsubayla birlikte “134 Numaralı Sinyal Bölüğü”nü kurmuş ve bölgenin stratejik önemini artırmıştı.

‘134 Numaralı Sinyal Bölüğü’, İsrail askeri hatları, radyo yayınları ve haber ajanslarını yakından takip ederken, Arap ülkelerine ait şifreli mesajları da çözebiliyordu. Bölüğün, Mors alfabesiyle gönderilen şifreleri çözememesine rağmen, şifreleri takip etmesi, Eli Cohen’in sinyalini de yakalamasına katkıda bulunmuştu. Caviş, Cohen’i kademeli olarak takip ettiklerini, ilk telgrafını 1962’de yakaladıklarını ancak kimliğini veya gönderim yerini bilemediğini anlatıyor. Sinyallerini kaydederken, frekanslarını ve tarihlerini belirleyerek, gönderen veya alıcısına ayırt edici bir numara veya kod veriyorlardı. Şam’da Ebu Rummane bölgesinde arama çemberini daralttıktan sonra binadaki diğer sakinleri tek tek inceleyerek, sonunda Cohen’in kimliğini ortaya çıkarmayı başarmışlardı.