CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, FETÖ’nün iç işgaline dair yaptığı çarpıcı açıklama, siyaset arenasında yeni bir yankı uyandırdı. ‘İçimize sinsice sızan ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür dilerim’ sözleri, özellikle Özgür Özel’in geçmişine dair spekülasyonları yeniden alevlendirirken, Enis Uludemir’in Manisa’dan ortaya attığı iddialar da ön plana çıktı.

Uludemir’in iddiası, 2008’deki FETÖ listelerinde Özgür Özel’in “eczacı” notuyla yer aldığını, örgütün geçmiş seçimlerde kendisine destek verdiğini ve Fetullah Gülen sonrası Avrupa yapılanmasının mimlerinden Mustafa Özcan ile Özel arasında temas bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu iddia, kamuoyunda Özel’in FETÖ ile bağlantılarının sorgulanmasına neden olurken, siyasi arenada yeni bir tartışma zemini oluşturdu.

Ancak bu tartışma, beklenmedik bir şekilde 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un çarpıcı bir değerlendirmesiyle daha da derinleşti. Başbuğ, Özel’i “akla gelecek son isim” olarak niteleyerek, iddiaların ciddiyetine dikkat çekti. Başbuğ’un bu yaklaşımı, geçmişte FETÖ’nün ordudaki etkilerine dair çarpıcı örnekler sergilemiş olmasıyla birleşince, dikkatleri Özel’e yöneltti. Özellikle, FETÖ’nün ordunun altını oyup kumpaslarla emekli orgeneralleri bir bir tutuklarken, dönemin İstihbarat Başkanı İsmail Hakkı Pekin’in 2009’da getirdiği istihbaratı görmezden gelmesi, Başbuğ’un bu iddialara yaklaşımını şekillendirmede etkili oldu.

Bu karmaşık tablo içerisinde, siyasetçilerin ve analistlerin farklı görüşler ortaya koyması kaçınılmaz. Bazı çevreler, Kılıçdaroğlu’nun itirafının, Özel’in geçmişine dair şüpheleri artırırken, Başbuğ’un yaklaşımını eleştirirken, diğer yandan Bülent Arınç’ın bu konudaki bilgisine ve tecrübelerine odaklanılıyor. Arınç’ın “yılların siyasetçisi” olması ve “cemaat” geçmişi nedeniyle Özel’e olan güveni, tartışmalarda önemli bir rol oynuyor. Bu durum, sorgulanacak çok sayıda soru ve iddiayı beraberinde getirerek, siyaset sahnesinde yeni bir belirsizlik ortamı yaratıyor.