İstanbul, küresel iklim değişimine karşı insanlığın ortak mücadelesinde stratejik bir merkez görevi üstlenmeye hazırlanıyor. Sıfır Atık Vakfı'nın ev sahipliği yapacağı, COP31'in hazırlık sürecinin en kritik aşamalarından biri olan bu forum, sadece bir toplantı değil, aynı zamanda küresel bir dönüşümün öncü adımı olacak. Vakfın Başkanı Samed Ağırbaş'ın liderliğindeki forum, sıfır atık ilkelerinin, iklim politikalarının merkezine taşınmasını amaçlıyor.
Forumun temel hedefi, 183 ülkenin imzasını alacak kapsamlı bir sonuç bildirgesi oluşturmak. Bu deklarasyon, İstanbul'da üretilecek stratejik önerilerin, Antalya'daki COP31 konferansına taşınarak, küresel iklim gündemine sıfır atık yaklaşımının entegre edilmesini sağlayacak. Ağırbaş, bu forumun, “sıfır atığın küresel iklim gündemine güçlü bir şekilde girmesi için stratejik bir hazırlık platformu” olduğunu vurgulayarak, İstanbul'un sadece bir hazırlık merkezi olmadığını, aynı zamanda küresel bir hareketin tohumlarının atılacağı bir alan olduğunu ifade etti.
Sıfır Atık Vakfı'nın vizyonu, Emine Erdoğan Hanımefendi liderliğindeki Sıfır Atık Hareketi'ni, yalnızca geri dönüşüm ve atık yönetimi programlarından öteye taşıyarak, kaynak verimliliği, israfın önlenmesi, çevresel sorumluluk ve sürdürülebilir yaşam biçimlerini kapsayan bir harekete dönüştürmek. Vakfın yaklaşımı, “sıfır atık” kavramını, kaynakların bilinçli kullanımı, tüketim alışkanlıklarının yeniden şekillenmesi ve doğayla uyumlu bir yaşam kültürünün inşa edilmesi gibi geniş kapsamlı bir strateji olarak değerlendiriyor. Forumun sonuç deklarasyonu, bu hedeflere ulaşma yolunda bir deklarasyon ve küresel bir hamle olacak.
COP31'e giden yolun İstanbul'daki hazırlık sürecinin önemi, iklim krizinin temelinde yatan kaynakların yanlış kullanımı, tüketim alışkanlıkları ve atık üretimi gibi faktörlerin göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Ağırbaş, “İklim krizinin temelinde kaynakların yanlış kullanımı, israf, tüketim alışkanlıkları ve atık üretimi de var” diyerek, sıfır atık konusunun COP31'de ana gündem maddesi olarak ele alınmasının, iklim mücadelesinde yeni bir dönemin başlangıcı olacağını vurguladı. Bu sayede, İstanbul, iklim değişikliğiyle mücadelede daha bütüncül bir yaklaşımla küresel arenaya yön verecek önemli bir merkez haline gelecek.