Savunma Sanayii Başkanlığı'nın liderliğindeki KAAN programı, Türk mühendisliğinin çığır açtığı bir kilometre taşına hazırlanıyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Azerbaycan'da düzenlenen ADEX 2026 etkinliğinde yaptığı önemli açıklamalarla, milli motorun uçağa entegrasyonuna yönelik takvimin netleştiğini duyurdu. 2030'un başlarında KAAN uçağının ilk seri üretim uçaklarının milli güçle havalanması hedefleniyor.

Projenin karmaşıklığı, 1.200'den fazla mühendisin yoğunlaşmış çalışmalarıyla ortaya çıkıyor. Ekipler, KAAN motoruna özel çözümler geliştirerek, Türkiye'nin yüksek itki sınıfındaki turbofan motor tasarımı ve üretim kapasitesini önemli ölçüde artırmayı hedefliyor. Bu, sadece KAAN uçağı için değil, gelecekteki savunma projeleri için de kritik bir teknoloji yatırımı anlamına geliyor.

Ancak, 2030 hedefi, KAAN’ın tüm bloklarında milli motorun kullanılacağı anlamına gelmiyor. İlk aşamalarda F110 motorunun kullanılması planlanıyor. TUSAŞ, milli motorun devreye girmesiyle daha sonraki bloklarda tamamen yerli güç sistemine geçiş yaparak, dışa bağımlılığı minimuma indirmeyi amaçlıyor. Bu stratejik yaklaşım, uçağın geliştirme sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.