Silivri'deki bir mahkemeye sunulan dilekçelerle Selahattin Günday’ın tutukluluğuna itiraz devam ediyor. Gazeteci Günday’ın avukatının, bu uzun süren tutukluluk sürecinin hukuki dayanağını sorgulaması, soruşturmanın seyrini değiştirecek potansiyel bir gelişme olarak değerlendiriliyor. 22 gün süren tutukluluk incelemesinin ardından, avukat Hüseyin Ersöz’ün mahkemeye sunduğu dilekçe, Günday’ın serbest bırakılması için önemli argümanlar içeriyor.
Ersöz’ün dilekçesinde, temel olarak zamanaşımı ve delil durumunun, Günday’ın tutukluluğunun devam etmesini gerektirecek somut bir tehlike oluşturmadığı savunuluyor. Özellikle 10 Mart 2011’de yöneltilen suçlamaların, 12 Eylül 2026’daki tutuklama sevk yazısında hatalı bir şekilde belirtilen tarihle birlikte zamanaşımına uğradığı vurgulanıyor. Ayrıca, TCK’nin 27/3 maddesi uyarınca geçmişe yürütülemez bir davada bulunulduğuna dikkat çekiliyor.
Dilekçede, Cihan Haber Ajansı muhabirinin 21 Eylül 2026’da verdiği ifadeye de yer veriliyor. Bu ifadede, Günday’ın Kozinoğlu’nu ilk teşhis eden veya görüntüleyen kişi olmadığına dair bir teyit yer alıyor. Mahkeme heyeti bu delili dikkatle inceleyerek, Günday’ın olayla ilgili herhangi bir suçlama taşıyamayacağını değerlendirebilir. Bu durum, Günday’ın tutukluluğunun hukuki temellerini zayıflatabilecek önemli bir argüman oluşturuyor.
Avukat Ersöz, dilekçede ayrıca, Günday’ın olayla ilgili bir kaçma veya delil karartma tehlikesinin bulunmadığına da vurgu yapıyor. Günday’ın, Doğan Haber Ajansı ve Hürriyet Gazetesi’nde olayla ilgili ilk haberleri yayınlaması, onun gazetecilik faaliyetlerinin bir parçası olduğunu ve mahkeme tarafından tutukluluk kararının kaldırılması gerektiği yönünde bir argüman sunuyor. Bu durum, mahkeme heyetinin kararını etkileyecek önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.