İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP'nin iç dinamiklerini ve Antalya'daki seçim sürecindeki iddiaları bir araya getiren kapsamlı bir soruşturma yürütmüştür. Bu çerçevede, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında açılan iki ayrı soruşturma, usulsüzlük iddialarının derinlemesine araştırılması amacıyla başlatılmıştı. Ancak, bu dosyaların karmaşıklığı ve ilgili kişilerin milletvekili statüsünün göz önünde bulundurularak, yetkisizlik kararı verilmiştir.

Karar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından alınmış olup, dosyaların fezleke düzenlenmesine esas olmak üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu'na devredilmesine hükmetmiştir. Bu durum, soruşturmanın Ankara'da daha kapsamlı ve uzman bir ekiple yürütülmesini sağlamayı amaçlamaktadır. İlk soruşturma, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialara odaklanmaktadır. Bu iddialar, kurultay sürecinde bazı delegelerin kararlarını etkileyecek şekilde manipüle edilmeye çalışıldığını, delege pazarlıkları yapıldığını ve genel başkanlık seçimine hile karıştırıldığını öne sürmektedir. Bu bağlamda, alınmış ifadeler ve dijital ortamdan elde edilen veriler, delegelerin iradesinin sömürülmeye yönelik faaliyetlerin boyutunu ortaya koymak için titizlikle incelenmektedir.

İkinci soruşturma dosyası ise, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in 2024 yerel seçimlerinde yeniden aday gösterilmesinin arka planında yatan iddialara yöneliktir. Tanık beyanları, şüpheli ifadeler ve iletişim kayıtlarının bir araya getirildiği bu dosya, Böcek'in adaylığı karşılığında CHP Genel Merkezi'ne para aktarılması iddialarını derinlemesine araştırmaktadır. Başsavcılık, Özgür Özel'in Veli Ağbaba aracılığıyla 1 milyon Euro ve 200 bin dolar talep ettiği, bu paraların belirlenmiş kişilere teslim edildiğine dair kanaate varmıştır. Bu iddialar, partinin iç dinamiklerinde ve seçim stratejilerinde yaşanan karmaşıklığı ve potansiyel çıkar çatışmalarını da işaret etmektedir.

Sonuç olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yetkisizlik kararı, bu soruşturmanın Ankara'da devam edeceğini ve karmaşık iddiaların daha detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini göstermektedir. İki farklı soruşturmanın birleştirilmesi, olası bağlantıları ve şüphelilerin rolünü ortaya çıkarmak için kritik bir adım olacaktır. Bu durum, hem CHP içindeki siyasi rekabeti hem de Türkiye'nin siyasi arenasındaki güç mücadelelerini daha da karmaşık hale getirmektedir.