CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ‘mutlak sultan’ kavramının ardından yaşanan karmaşaların ve partinin içinde kalan tartışmaların ardından, parti mitinginde önemli bir değerlendirme toplantısı düzenledi. Özel, İBB Borsası iddialarını da içeren açıklamalarıyla, partinin içinde bulunduğu durumu ve dışarıyla olan ilişkilerini yeniden şekillendirmeye çalıştı. Konuşmasının merkezinde, partinin içinde yer alan bazı isimlerin ve onların rolü, FETÖ ile ilgili iddialar ve Gezi dönemindeki şehitlerin anılması yer aldı.
Özgür Özel, öncelikle partideki farklı görüşlere ve 31 Mart yerel seçim sonuçlarına odaklandı. ‘5 Kasım Kurultayı’nı hazmedemeyenler’ ve ‘mutlak butlan’ın ittifakını eleştirerek, partinin içinde kalan farklı gruplar arasındaki gerilimi vurguladı. Özel, partinin bir kenarında, polis zoruyla dışarı atılan ve ‘baba ocağı’nda oturan üyelerin yer aldığını, diğer kenarında ise Meclis’teki toplantı salonunda bulunan eski vekillerin ve belediye başkanlarının partiye ve ülkeye sahip çıkmaya çalıştığını savundu. Bu ayrışmanın, partinin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Özel, partideki bazı isimlerin, özellikle de geçmişte CHP’ye karşı faaliyetlerde bulunan kişilerin, şimdi partinin avukatı gibi davranarak, haklı başvuruların haksız şekilde geri çekilmeye çalışıldığını ifade etti. Bu kişilerin, ‘iftiracı, rüşvetçi’ gibi sıfatlarla tanımlayarak, partinin itibarını zedelemeye çalıştıklarını belirtti. Özellikle, ev hapsinde bulunan ve balkonundan ‘Cumhuriyet Halk Partisi arınmaya başladı’ şeklinde ifadeler kullanan avukatların, partinin içinde bulunduğu durumu çarpıtmaya çalıştığını vurguladı. Bu durumun, partinin itibarını korumak için mücadele ettiklerini gösterdiğini söyledi.
Özel’in konuşmasının en dikkat çekici noktalarından biri, Erdoğan’a yönelik eleştirileri oldu. ‘10 gündür ağzını bıçak açmayan Erdoğan’ın’ şimdi ‘nedamet’ getirdiğini ve ‘biz bu işin hiçbir yerinde yokuz’ dediğini belirtti. FETÖ ile ilgili iddiaların, Erdoğan’ın önümüze altın kafese koyduğu bir komployu yansıttığını savundu. Ayrıca, 19 Mart’ta darbe yapan ve 21 Mayıs’ta ‘butlan darbesi’ yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve bakanları da eleştirerek, bu kişilerin, partinin zarar görmesine neden olduğunu vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Erdoğan’a yönelik bir telefon görüşmesine de atıfta bulunarak, Trump’ın ‘dünyanın yüzyıllardır beklediği lider’ olduğunu ve gücün kendisi olduğunu söylediğini aktardı. ‘Derin devlet, devlet aklı’ iddialarını ise ‘üç beş insanın menfaatine kılıf uydurmak’ olarak reddetti. Gezi eylemlerinin 13’üncü yıl dönümünde hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan, Medeni Yıldırım, Hasan Ferit Gedik ve Berkin Elvan’ı anarak, ‘o günlerde hepimizin yerine orada olan, çatışmayı değil barışı, kardeşliği savunan’ isimlere selam gönderdi. Ayrıca, AİHM ve AYM kararlarına rağmen içeride tutulan Tayfun Kahraman, Osman Kavala, Can Atalay, Mine Özerden ve Çiğdem Mater’e de destek sözü verdi.”}”>