Donald Trump, İngiliz basınına verdiği röportajda NATO'nun mevcut işleyişine dair oldukça keskin eleştiriler yöneltti. İttifakın kendisi için hiçbir zaman cazip bir yapı olmadığını ifade eden Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de NATO'nun zayıf noktalarını yakından bildiğini öne sürerek, birliğin etkisiz bir konumda olduğunu savundu.
İran ile tırmanan askeri gerginlikler sırasında NATO müttefiklerinin ABD'ye gereken desteği sunmamasını kabul edilemez olarak nitelendiren Trump, ittifakın yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda Washington'ın birlikten ayrılma seçeneğini ciddi bir şekilde masada tuttuğunu vurguladı. Trump, Ukrayna krizini bir turnusol kağıdı olarak gördüğünü ve ABD'nin kendi çıkarı olmayan meselelerde bile ittifakı korumasına karşın bir karşılık alamadığından yakındı.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer'a karşı da sert bir tutum sergileyen Trump, Birleşik Krallık'ın savunma kapasitesini hedef alarak İngiliz donanmasının eskidiğini ve uçak gemilerinin operasyonel kapasitesinin düşük olduğunu iddia etti. Starmer'ın rüzgar türbinlerine odaklanan enerji politikalarını eleştiren ABD Başkanı, müttefik devletlerin kendi savunma harcamaları konusundaki tercihlerini sorguladı.
ABD ve İsrail'in Şubat ayında Tahran'a başlattığı operasyonlar, bölgedeki dengeleri tamamen değiştirmiş durumda. Körfez ülkelerinin destek açıklamalarına rağmen NATO üyelerinin sürece dahil olmamasını eleştiren Trump, karşılıklılık ilkesine vurgu yaparak, "Bizim yanımızda durmayanların yanında neden durmaya devam edelim?" sorusunu yöneltti. Bölgede tırmanan çatışmalar sonucunda üst düzey İranlı yetkililerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan süreç, küresel güvenlik mimarisinde yeni bir kriz dönemini tetikledi.