Yalova'nın Çınarcık ilçesinde yaşanan ve Gül Tut'un ölümüyle sonuçlanan trajik olay, ağır ceza mahkemelerinde yeni bir döneme giriyor. Duruşma salonunda ilk kez toplanan heyet, sanık Tuğyan Ülkem Gülter ve tanık Sultan Nur Ulu’nun sunmuş olduğu ifadelerle olayla ilgili karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Olayın merkezindeki, annesini pencereden düşüren eylemin ardındaki motivasyon ve gerçek sorumluların kim olduğu, mahkemenin en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor.
Tuğyan Ülkem Gülter, gözyaşları içinde hakim karşısında, olay anını tarif ederken yaşananları anlatırken, “Arkamı döndüğümde annem yoktu. Yüksek bir ses duyduğumda kalım telaşına düştüm. Eğer görmüş olsaydım, onu tutmaya çalışırdım” şeklinde duygusal bir ifade kullandı. Bu ifade, olayın dinamiklerini anlamlandırmada önemli bir ipucu sunarken, aynı zamanda sanığın pişmanlığını da gözler önüne serdi. Olayın tanığı Sultan Nur Ulu ise yeminli tanıklıkta, odada yankılanan roman havasını ve yaralarını tekrar hatırladığını belirterek, Tuğyan’ın Güllü’yü pencereden düşürdüğünü iddia etti. Ulu’nun anlatımı, olayın akışını değiştiren ve heyeti şüpheye düşüren kritik bir anektod oluşturdu.
Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanan diğer tanıklar da olayın farklı boyutlarını aydınlatmaya çalıştı. Tanık Çağrı Kutlu, olay öncesinde Tuğyan ile geçirdiği zamanı ve Tuğyan’ın “Annemin Tuğberk ile araları çok iyi. Ben de iyi geçineceğim. Sonra öldüreceğim” sözlerini hatırlatarak, olayın ardındaki potansiyel gerilimi vurguladı. Kervan Eminoğlu ise sanığın sürekli değişen tavırlarını ve “Tuğyan iyi rol yapar. İster merhametli gözükür, isterse birden ağlamaya başlar” sözleriyle, sanığın ifade tutarsızlıklarını eleştirdi. Eminoğlu’nun bu yorumu, sanığın güvenilirliği hakkında soru işaretleri yarattı.
Olayın gelişimine ve sonuca etkileri, 26 Eylül 2025 tarihinde meydana gelen tragik olayın ardından başlatılan soruşturma ile de yakından ilişkilendiriliyor. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sonucunda, sanıklar Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu yurt dışına çıkmak üzere gözaltına alınmış, Tuğyan “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanmış, Sultan Nur Ulu ise ev hapsi kararıyla yargılanıyordu. Olayın ardındaki karmaşık ilişkiler, sanıkların motivasyonları ve tanıkların ifadeleri, mahkemenin gelecekteki kararlarını şekillendirecek önemli veriler sunuyor.