Türkiye'nin geleceği ve toplum yapısı üzerine yapılan kapsamlı bir araştırmanın sonuçları, aile kurumunun karmaşık ve dinamik yapısıyla ilgili önemli veriler sunuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye' adlı çalışmanın, kuşakların birbirleriyle olan ilişkilerindeki farklılıkları ve bu farklılıkların toplumsal hayata etkilerini ortaya koyduğunu vurguladı. Araştırmanın, aile yaşamındaki tercihleri ve gelenekleri, geçmişten günümüze aktarılan deneyimlerle buluşturarak, bireylerin geleceğe yönelik planlarını şekillendirmede kritik bir rol oynadığını belirterek, evlilik ve çocuk sahibi olma konulu tartışmalara yeni bir boyut kazandırdığını ifade etti.
Özellikle, genç nesillerin aile kurma konusunda gösterdiği farklılıklar, nüfus dinamiklerinde gözlemlenen düşüş ve yaşlı nüfusun artışı gibi konular, bakanlığın dikkatini çekiyor. Çalışma, Türkiye’de aile yapılarındaki değişimlerin, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda önemli sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Bu sonuçlar, ailelerin korunması, güçlendirilmesi ve desteklenmesi konusunda daha kapsamlı ve yenilikçi politikaların geliştirilmesini gerektiriyor. Bakan Göktaş, bu noktada, devletin, aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ve bu konuda kararlı bir iradeyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Çalışmanın, Türkiye Cumhurbaşkanlığı’nın, aile ve nüfus yapısının karşı karşıya olduğu risklere yönelik uyarılarını doğrular nitelikte olduğunu belirterek, bu risklerin varoluşsal bir tehdit olarak değerlendirildiğini ifade etti. Bakan Göktaş, bu uyarıyı, devlet aklıyla ve kararlı bir iradeyle üstlenilmesi gereken tarihi bir sorumluluk olarak ele aldıklarını ve aileleri güçlendirme, dinamik nüfusumuzu koruma ve milletimizin bekasını sağlama stratejik hedeflerine odaklanacaklarını söyledi. Bu stratejik yaklaşım, Türkiye’nin sosyo-ekonomik ve kültürel geleceğini güvence altına almak için hayati önem taşıyor.
Bakanlık, bu kapsamda, 2024 yılında hayata geçirdiği Vizyon Belgesi ve Eylem Planı ile aile dostu bir ekosistem oluşturma çalışmalarına ağırlık veriyor. Aile Enstitüsü’nün kurulması, Nüfus Politikaları Kurulu ile kurumlar arası eş güdümün sağlanması ve 2025 Aile Yılı’nın başlatılması gibi adımlar, aile ve nüfus politikalarının sahayı doğrudan dikkate alan bir yaklaşımla şekillendirilmesine katkı sağlıyor. Bu sayede, ailelerin ihtiyaçları daha iyi anlaşılırken, onlara yönelik daha etkili ve kapsamlı destekler sunulabiliyor.