Türkiye Büyük Millet Meclisi, tarihimizin en önemli kurumlarından biri olarak, milletin iradesinin somutlaşmış, en kutsal ifadesidir. Bu meclis, farklı düşüncelerin, ideallerin bir araya geldiği, tartışma ve uzlaşma zemini olarak hizmet etmiştir. Ancak, son yaşanan olay, bu geleneğe ve kurumun önemine karşı yapılan ciddi bir ihanet olarak değerlendirilmelidir.

Cumhurbaşkanımızın, yeni yasama yılının açılışını kutlamak amacıyla Meclis'te yaptığı hitabe, aslında bir meydan okumaydı. Ancak, Yeni Parti Grubu'nun bu önemli anketen ayrılması, sadece bir parti davranışının ötesine geçerek, millî iradeye karşı doğrudan bir saldırı niteliği taşımaktadır. Bu eylem, devletin köklü geleneklerine, parlamenter tecrübeye ve Meclis'in meşruiyetine karşı açık bir meydan okumadır. Siyasi farklılıkların, ülkenin temel değerlerini ve kurumlarını hedef alan bir araç olarak kullanılmaması gerekmektedir.

Bu tür davranışlar, demokratik bir siyaset anlayışının temel ilkesi olan hoşgörüyü, uzlaşmayı ve saygıyı zedelemektedir. Demokratik bir toplum, farklı görüşlere tahammül edebilmeli, çoğulculuğu desteklemeli ve her zaman en iyi çözümleri bulmaya çalışmalıdır. Siyasi muhalefet, iktidarı sorgulamak ve eleştirmekten çekinmemeli, ancak bunu yaparken de milli değerlere ve kurumlara saygı göstermelidir. Meclis, bu tür hassas konularda ortak bir zeminde buluşarak, ülkenin geleceği için doğru kararları vermeli ve milleti birleştirmelidir.

Sonuç olarak, Meclis'e yapılan bu davet, Türkiye'nin temsil gücüne yönelik ciddi bir saldırıdır. Bu tür davranışların tekrar etmemesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesi, siyasi partilerin ve kamuoyunun ortak sorumluluğundadır. Milli iradeyi korumak, devletin temel görevidir ve bu görevin yerine getirilmesinde Meclis'in rolü vazgeçilmezdir. Bu olayın, Türkiye'nin demokratik gelişimine katkı sağlaması ve benzer durumların önüne geçilmesi için ders çıkarılması gerekmektedir.”} özet: İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Türkiye Büyük Millet Meclisi, millî iradenin tecelligâhı; farklı siyasi görüşlerin aynı çatı altında konuştuğu, tartıştığı ve millet adına söz söylediği bir yerdir....Devamı için tıklayınız Makale: İletişim Başkanı Burhanettin Duran Başkan Erdoğan'ın konuşması sırasında salonun terk edilmesine ilişkin şu ifadelere yer verdi: Türkiye Büyük Millet Meclisi, millî iradenin tecelligâhı; farklı siyasi görüşlerin aynı çatı altında konuştuğu, tartıştığı ve millet adına söz söylediği bir yerdir. Bugün Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yeni yasama yılının açılışı dolayısıyla Genel Kurula hitap etmek üzere kürsüye çıktığında Yeni Parti Grubunun salonu terk etmesi, Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik siyasi bir tavrın ötesinde, millî iradeye, devlet geleneğine ve parlamenter teamüllere karşı da ciddi bir saygısızlıktır. Bu tavır, Gazi Meclisimizin mehabetine uygun olmayan, nezaketsiz ve yakışıksız bir tutumdur. Demokratik siyaset, yalnızca kendi sözünü söylemeyi değil, farklı görüşlere tahammül etmeyi ve milletin seçtiği Cumhurbaşkanını milletin Meclisinde dinleme olgunluğunu da gerektirir. Siyasi ihtilafları devletin köklü geleneklerinin ve Meclisin ortak hukukunun önüne koymak, demokratik temsil anlayışıyla bağdaşmaz. Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin