Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay'ın 164. kuruluş yıl dönümünü kutladığı törende, devletin temel görevlerini ve kamu kaynaklarının doğru yönetilmesini vurgulayarak önemli bir değerlendirme sergiledi. Erdoğan, adaletin, emniyetin ve huzurun devletin temel taşları olduğunu belirterek, geçmişte yaşanan hatalardan ders çıkarılmasının önemine dikkat çekti. Özellikle, 1960 darbesinden 15 Temmuz’a kadar uzanan süreçte yaşanan ekonomik sıkıntılar ve yolsuzluklar üzerine yer vererek, bu tür olayların ülkeye verdiği zararın büyüklüğünü vurguladı.
Konuşmasında, Türkiye’nin geçmişte savruk ve özensiz yönetimlerden, popülizm odaklı politikalarla mücadele etme çabalarına kadar uzanan bir yolculuğa tanık olduğunu belirterek, bu süreçte yaşanan SSK’nın batırılması, bankaların vakıf haline getirilmesi ve hazinenin hortalanması gibi olaylara atıfta bulundu. Rantiyeciliğin halkın kaynaklarından nasıl istismar edildiğini de eleştirerek, bu tür uygulamaların Türkiye’nin gelişimine engel olduğunu savundu. 15 Temmuz darbe girişimi ve Gezi olayları gibi kritik dönemlerde yaşanan ek ekonomik zararlar da tartışma konusu yapıldı.
Erdoğan, yerel yönetimlerde yaşanan skandallara ilişkin ise, bu tür olayların asla kabul edilemez olduğunu ve halkın kaynaklarının her zaman halkın yararına kullanılması gerektiğini vurguladı. Kamu kaynaklarının israf edilmesine, yasa dışı veya usulsüz yollarla istismar edilmesine karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle, 'ikbal hesaplarına merdiven yapmak' gibi kavramları kullanarak, kamu kaynaklarının doğru bir şekilde yönetilmesinin önemini vurguladı. Bu bağlamda, kamuda görevli tüm personelin kaynakları kullanırken büyük bir hassasiyet göstermesi gerektiği mesajını iletti.
Son olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin emanetini ganimet olarak görenlerle mücadele etmenin devlet görevleri arasında yer aldığını ve hukuk kurular çerçevesinde her türlü yolsuzluğa karşı durulacağını ifade etti. Makam, unvan veya mevki ne olursa olsun, kamuda görevli herkesin kaynakları doğru kullanırken kırmızı çizgiyi aşmaması gerektiğini vurgulayarak, şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemini bir kez daha hatırlattı. Bu yaklaşımın, Türkiye’nin geleceği için ne kadar kritik olduğunu belirterek, sürece devam etmesi gerektiğini vurguladı.