İstanbul'daki travmatik olayla ilgili ilk duruşmada tanıklık eden Tuğyan Gülter, suçlamaları kabul etmeyerek mahkemedeki ilk sözlerini sarf etti. Olayın perde arkasını gün yüzüne çıkarırken, savunmasında yaşananları ve anıları detaylı bir şekilde aktarmaya çalıştı. Gülter'in ifade ettiği bilgiler, soruşturmanın akışını değiştirecek potansiyele sahip gibi görünüyor.

Savunmasında, sosyal medyada her şeyinin yayınlandığını ve bunun kendisi için büyük bir baskı yarattığını belirten Gülter, ilk kez bir hakim karşısında ifade verme deneyimini anlatırken gerginliğini gözden çıkaramadı. Olay gününün kronolojisini baştan sona aktararak, jüri heyetini ve hakim karısına detaylı bilgi verdi. Sultan Nur Ulu ile birlikte market alışverişi yapmaktan, poğaça yemeye kadar olan anları özetledi. Ayrıca, annesinin bakıcı arayışlarını ve bu süreçteki iletişim yöntemlerini de açıkça ifade etti.

Gülter, annesinin evde kalma isteğini ve bu durumun kendileri üzerindeki etkilerini de vurguladı. Yemek siparişi, film izleme gibi rutin aktiviteleri sırasında yaşananları anlatırken, annesiyle arasındaki ilişkiyi de gözler önüne serdi. Özellikle, annesinin yaralı alnını ve bu yarayla ilgili yapılan konuşmaları detaylı bir şekilde aktararak, olayın nasıl geliştiği hakkında önemli ipuçları sundu.

Olayın merkezinde yer alan ve Gülter'in kendi ifadesine göre olay anında gerçekleşen dramatik sahneyi anlatırken, şokunu ve şaşkınlığını korudu. Gardırobun yanında bulunduğu, annesinin Sultan'ı ve ardından kendisini tutarak oynatmaya başladığı anları tarif etti. Sultan'ın yaralı alnına bakması ve ardından gelen ani sesin, telefonun düşmesiyle tetiklendiğini ifade etti. Görüşemeyen Gülter, annesinin düşüşünü izlemekten aciz kalmış ve olay sonrası yaşananları anlatırken duygusal bir hal sergiledi. Bu ifade, olayın karmaşık ve belirsiz doğasını daha da derinleştiriyor.