TBMM'nin yeni yasama dönemine başlamasıyla birlikte YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul ve Mersin'deki belediye operasyonlarına ilişkin açıklamalarla AK Parti'ye yönelik eleştirme kampanyasını yoğunlaştırdı. Özel, mevcut durumu, iktidarın siyasi hedeflerine ulaşmak için kullandığı manipülasyonlar ve operasyonlar olarak değerlendirdi.
Özel, özellikle Üsküdar ve Ataşehir belediye meclislerindeki parti değişimlerini, “suikast” olarak nitelendirerek, iktidarın seçim sonuçlarını değiştirmeye yönelik çabalarını vurguladı. Üsküdar'daki başkanvekili seçiminin, “suçüstü” bir şekilde gerçekleştirildiğini iddia etti. Mahkeme kararıyla yenilenen seçimde, AK Partili Dündar Ziya Gültekin’in CHP’li Sibel Tan Çetinkaya’yı yenmesi, Özel’in “operasyon” suçlamasını pekiştirdi. Özel, bu sürecin, “önceden tehdit, şantaj ya da parayla ikna edilmiş” seçmenlerin oyunu etkilemeye yönelik bir girişim olduğunu savundu. Bu durum, İstanbul'daki siyasi dengenin manipüle edilmeye çalışıldığını gösteriyordu.
Ataşehir’deki benzer gelişmeler de Özel’in eleştirilerinin merkezine yerleşti. 18-18 oy eşitliğiyle sonuçlanan başkanvekili seçiminde, CHP’li altı üyenin AKP’ye geçişi, “6 kişi birden taraf değiştirtiliyor” şeklindeki Özel’in ifadesiyle, iktidarın manipülasyonunu gözler önüne serdi. Bu durum, Ataşehir Belediye Meclisi'nde de benzer bir denge değişikliğine yol açarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin siyasi dengesinin yeniden şekillenmesine katkıda bulunuyordu. Özel, bu türden manipülasyonların, “gizli tanıklar” aracılığıyla tehdit ve baskı yoluyla gerçekleştirildiğini iddia etti.
Özel, konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelterek, iktidarın İstanbul seçimlerini kazanmak için kullandığı farklı stratejileri eleştirdi. Milyonlarca oylar farkının istendiği, ancak iktidarın bu farkları sindiremediği ve sürekli olarak seçim sonuçlarını değiştirmeye çalıştığına dikkat çekti. “Milyon farkı sindiremediğinde 806 bin, onu sindiremediğinde 1 milyon 150 bin farkla İstanbul’u bunlara vermedikleri hâlâ” ifadesiyle, iktidarın seçim sonuçlarını manipüle etme çabasının devam ettiğini vurguladı. Bu söylem, iktidarın seçimleri kazanmak için kullandığı yöntemlerin, meşruiyetten uzak ve demokratik değerlere aykırı olduğunu ima ediyordu. Operasyonların, sadece siyasi hedeflere ulaşmak için kullanıldığını ve seçilmiş yönetimin meşruiyetini zedelediğini savundu.