Türkiye, günümüzde önemli bir demografik dönüşüm geçiyor. 65 yaş ve üzeri bireyleri kapsayan nüfus, son yıllarda hızla artış gösteriyor ve bu durum, toplumun sosyal ve sağlık hizmetleri üzerindeki yükünü artırıyor. Bu değişim aynı zamanda, yaşlıların sosyal etkileşim ve bilgiye erişim şekillerini de dönüştürüyor.

Prof. Dr. Emine Özmete'nin liderliğindeki Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nin Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM), bu dönüşümün getirdiği riskleri dikkatli bir şekilde inceledi. Özellikle ‘çağın pandemisi’ olarak tanımlanan yalnızlık, yaşlıların dijital araçlara olan yoğun ilgisini tetikliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, internet kullanımında 65-74 yaş grubunun 2020'de %27,1 iken, 2025'te %53,2'ye yükseldiğini gösteriyor; bu da beş yılda iki katlanma anlamına geliyor. Bu durum, yaşlı bireylerin sosyal ve bilgi paylaşım süreçlerinde dijital ortamlara daha fazla adapte olmasına işaret ediyor.

Ancak bu dijital uyumun getirdiği kolaylıklar, aynı zamanda yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Yaşlı bireylerin, sosyal medya platformlarında ve online akışlarda geçirdiği uzun saatler, dijital bağımlılık riskini artırıyor. Bu durumun temelinde, online bankacılık, çevrimiçi sağlık randevuları gibi yaşamı kolaylaştırıcı dijital becerilere yeterince hakim olamayan yaşlıların bulunması yatıyor. Ek olarak, yapay zeka teknolojilerine olan ilgi, özellikle sağlık alanında yanıltıcı veya doğrulanmamış bilgilere maruz kalma riskini de artırıyor. Bu durum, yaşlıların sağlığı ve güvenliği açısından ciddi bir endişe kaynağı oluşturuyor.

Türkiye'nin hızla yaşlanan bir ülke haline geldiği gerçeği, bu konunun önemini daha da artırıyor. 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi olan 65 yaş ve üzeri nüfus, 2025'te 9 milyon 583 bin 59'a ulaşması bekleniyor. Bu artış, yaşlı bakım hizmetlerine olan talebi de beraberinde getirecek. Yaşlıların ihtiyaç duyduğu evde bakım, gündüzlü bakım hizmetleri, rehabilitasyon merkezleri ve palyatif bakım gibi hizmetlerin sunulmasında, dijital araçların etkin kullanımı ve bu araçlara erişim konusunda yaşlıların bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Yaşlıların yalnızlığı gidermek ve dijital bağımlılık riskini azaltmak için, ailelerin, toplumun ve devletin birlikte çalışması gerekiyor.