Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) eski Başkanı İbrahim Ömer Gönül, devam eden fon soruşturmasıyla ilgili verdiği ifadede, piyasada gözlemlenen yüksek oranlı hisse artışlarının tek başına bir manipülasyon olarak değerlendirilemeyeceğini savundu. Gönül, bu tür durumlarda, SPK'nın operasyonel stratejisinin, potansiyel riskleri erkenden tespit etmek ve gerekli önlemleri almak üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Hissedeki ani ve önemli yükselişlerin, yatırımcı davranışlarında, sektör dinamiklerinde veya genel ekonomik koşullarda meydana gelen birleşimin sonucu olabileceğini vurguladı.

Gönül, ifade sürecinde, SPK'nın piyasayı denetleme ve gözetleme süreçlerinin ne kadar titiz olduğunu ve bu süreçlerin sürekli olarak güncellendiğini belirtti. “Şüpheli” olarak adlandırılan işlemlerin, uzman ekipler tarafından detaylı bir şekilde incelendiğini ve bu incelemelerin, delillerin toplanması ve analiz edilmesiyle desteklendiğini açıkladı. Bu noktada, Gönül'ün vurgulaması gereken en önemli şey, bir iddialı değerlendirmeden önce, tüm kanıtların eksiksiz ve güvenilir bir şekilde toplanmasının gerekliliğidir.

Soruşturmanın odağında yer alan 1000 katlık hisse artışının, SPK'nın dikkatini çektiğini kabul eden Gönül, ancak bu tür durumlarda hemen ‘manipülasyon’ etiketiyle hareket etmenin, yatırımcı güvenini zedeleyebileceğini ve soruşturmanın amacına hizmet etmediğini ifade etti. Gönül, “Delillerin somutlaştırılması ve tutarlı bir inceleme süreci, gerçek durumu ortaya çıkarmak için kritik öneme sahiptir” şeklinde konuştu. Bu süreçte, ilgili tüm paydaşların (yatırımcılar, aracı kurumlar, borsalar vb.) işbirliği içinde hareket etmesinin, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için olmazsa olmaz olduğunu ekledi.