Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün, Gül Tut'un trajik ölümüyle ilgili ilk duruşma yapıldı. Şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu, “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” ve “yalan tanıklık” suçlamalarıyla yargılanacak. Duruşmanın merkezinde, Gül Tut'un oğlu Tuğberk Yağız Gülter'in, annesi için duyduğu derin üzüntü ve adalete olan inancı yer aldı.

Duruşmaya, Güllü'nün ölümünün ardından başlayan karmaşık süreç ve davadaki iddialar hakkında ilk kez resmi bir değerlendirme yapılması açısından büyük önem taşıyor. Tuğberk Yağız Gülter, kardeşinin suçlu olup olmadığına dair yöneltilen sorulara, yargı sürecinin sonuçlarının kendi kişisel görüşüyle çeliştiğini belirterek, “Kendimi onun yerine koymak mümkün değil. Annemin kızının, anneme zarar vermesi ihtimali, kabul etmemekteyim. Bu durumla karşılaşmak, benim için imkansızdır” şeklinde yanıt verdi. Bu ifade, davada sadece bir aile bireyinin duygusal tepkisini değil, aynı zamanda adil bir yargılanma beklentisini de gözler önüne seriyor.

Gülter, duruşmanın annesi adına gerçekleştiğini, kendi adına orada bulunmadığını vurgulayarak, “Ben yarınki duruşmaya, annemin oğlu olarak değil, annemin adına orada olacağım. Annemin acısını paylaşmak, onun adına adaleti aramak benim öncelikli hedefim” diyerek duygusal bir destek mesajı yayınladı. Ayrıca, duruşmadan bir gün önce sosyal medya aracılığıyla sevenlerine çağrı yaparak, annesinin yalnız bırakılmaması gerektiğini dile getirdi. Bu çağrı, davada annesi için bir destek ağı oluşturma çabasının bir parçası olarak değerlendirilebilir.

Dava, Gül Tut'un hayatını kaybına ilişkin sorumluluğu belirleme ve olayın ardındaki gerçeği ortaya çıkarma amacıyla yürütülüyor. Tuğyan Ülkem Gülter, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor, Sultan Nur Ulu ise yalan tanıklık suçundan 4 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya. Tuğberk Yağız Gülter’in, adalete olan inancı ve annesi için yaptığı bu duygu çağrısı, davanın sonuçlarına dair beklentileri artırmış durumda.”} att: