Mersin'in siyasi sahnesine bomba gibi düşen gelişmeler, Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen kapsamlı bir yolsuzluk operasyonunu gün yüzüne çıkardı. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen soruşturma, 11 Mart 2026 tarihinde belediye yerleşkesinde düzenlenen aramalarda 314 ihale ve doğrudan temin dosyasını ortaya çıkardı. Bu dosyalar, incelenmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğüne gönderildi. Bu süreçte, 14 Temmuz 2026 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporu, 13 ihale ve 63 doğrudan temin dosyasında ciddi usulsüzlüklerin tespit edildiğini ve bu durumun toplam kamu zararına 330 milyon 945 bin 227 lira 47 kuruş olarak yol açtığını açıklandı. Rapor, rekabeti engellemeye yönelik uygulamaların, ihale süreçlerinin kısıtlanarak doğrudan temin yoluyla yürütülmesinin ve limitlerin aşılması gibi detayları da içeriyordu.

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, 51 firma sahibinin ifadelerinin alınması ve 34 firmanın teklif kaşelerini ve imzalarını reddetmesi dikkat çekti. Bu durum, ihale ve temin süreçlerinde usulsüzlüklerin daha da derin olduğunu gösterdi. Soruşturma ekibi, bazı belediye yöneticileri ve şirket yetkililerinin birlikte hareket ettiğine dair şüphelere yer verdi. Bu şüpheliler, HTS ve MASAK tarafından da incelenerek, 5 şüpheli hakkında CMK'nın 135. maddesi kapsamında iletişimin denetimi uygulandı. Bu gelişmeler, Mersin'deki yerel yönetimlerin şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusundaki endişeleri daha da artırmıştı.

Ancak soruşturmanın en şok edici ve düşündürücü yanı, organize şiddet ve tehdit iddiaları oldu. Gizli tanık ve bilgi sahibi ifadeler, belediyedeki skandalın sadece mali usulsüzlüklerle sınırlı kalmadığını, organize bir şiddet ve tehdit mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koydu. Vahap Seçer ve Özel Kalem Müdürü Doğukan Uyan'ın talimatları doğrultusunda hareket eden, Seçer'in amcasının oğlu Taner Seçer ve Berat, Kadir, Ümit ve Bayram isimli şahıslar, belediye başkanı ve özel kalem müdürü aleyhine konuşan veya faaliyetlerine müdahale eden kişileri zorla dışarı çıkardıkları, darp ettikleri, silahla tehdit ettikleri ve araçlarla kaçırdıkları tespit edildi. Bu iddialar, Mersin'in siyasi hayatında derin bir şaşkınlık yaratırken, hukuki süreçler hızla başladı.

Soruşturmanın Mezitli ayağında, 4-5 Eylül 2026 tarihlerinde Yeni Parti İl Başkanlığı binası ile Çağın Medya iş yerinin motosikletli şahıslar tarafından kurşunlanması olayında, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in eylemlerin azmettiricisi olduğu belirlendi. Mağdur iş insanları, Tuncer'in kendileri hakkında