Milli Savunma Bakanlığı (MSB), stratejik öneme sahip kıta sahanlığı bölgelerinde güvenlik algısını pekiştiren önemli açıklamalar yaptı. Sözcüümüz Tuğamiral Zeki Aktürk, 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü'nün 100'üncü kuruluş yılını kutlarken, Türkiye'nin savunma sanayiindeki teknolojik atılımlarını ve operasyonel başarılarını da vurguladı. Bakanlık, Yunanistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKRC) arasındaki elektrik kablosu güzergahıyla ilgili, uluslararası hukukun ışığında alınacak tedbirleri açıkça ilan ederek, kıta sahanlığının Türkiye'nin egemenliğine aykırı hiçbir faaliyete tahsis edilmeyeceğini netleştirdi.

2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, Türk havacılık tarihinde eşsiz bir rol oynamış, uzun yıllar boyunca Hava Kuvvetlerimizin harekat kabiliyetini güçlendiren, uçakların görev öncesi hazırlık seviyesini yükselten ve modernizasyon faaliyetlerini başarıyla yürüten kritik bir merkez olarak hizmet vermiştir. Fabrika, A400M, C-130, CN-235 gibi askeri nakliye uçakları, KC-135R tanker uçakları, SF-260D ve T-41D eğitim uçakları gibi çeşitli hava araçlarının bakımı, onarımı ve modernizasyonu ile görev yapmaktadır. Ayrıca, uçak yangın söndürme, uçak çeker, bomba yükleme araçları, uçak durdurucu sistemler, uçaksavarlar ve akaryakıt ikmal tankerlerinin de üretim ve bakımı burada gerçekleştirilmektedir. Fabrika, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ‘Rahvan’ uçak çeker aracı ve ‘Seyit Onbaşı’ bomba yükleme aracı gibi önemli ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) envanterine değer katmaktadır. ‘Rahvan’ ve ‘Seyit Onbaşı’ projeleri, TSK'nın yerli savunma sanayiine olan bağlılığını ve yeteneklerini gösteren önemli kilometre taşlarıdır.

MSB'nin bu uyarısı, aynı zamanda Türkiye'nin deniz sınırlarının korunması konusundaki kararlılığını da işaret etmektedir. Ülke savunması, TSK'nın en temel görevlerinden biridir ve Türkiye, sınırlarını her türlü tehdide karşı korumak için gerekli tüm önlemleri almaktadır. Bu bağlamda, son dönemde sınır ötesi terörle mücadelede elde edilen önemli başarılar, TSK'nın etkinliğini ve gücünü göstermektedir. Geçtiğimiz hafta içerisinde, terör örgütü PKK'ya karşı bir teröristin teslim olması, güvenlik operasyonlarındaki başarılı çalışmaların bir göstergesidir. Aynı zamanda, hudutlarda yasa dışı geçişlere karşı yürütülen çalışmalar da büyük başarılar elde etmiştir. Bu yıl içerisinde, hudutlardan geçmeye çalışan 12 bin 706 kişi yakalanmış, 52 bin 487 kişi sınırın güvenliğini ihlal etmeye çalışmıştır. Bu operasyonlar, Türkiye'nin sınır güvenliğine verilen önemi ve bu konuda gösterilen azim ve kararlılık, en açık şekilde kendini göstermektedir.

TSK'nın operasyonel başarısı, sadece sınır güvenliğinin sağlanmasıyla sınırlı kalmamaktadır. Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 413 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmesi, TSK'nın uyuşturucuyla mücadeledeki etkinliğinin bir başka örneğidir. Ayrıca, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na 81 milimetre havan mühimmatı ve 155 milimetre beton delici topçu tapası teslimatı, savunma sanayiinin gelişmesine katkı sağlamaktadır. Azerbaycan ile işbirliği, BMP-1 zırhlı muharebe araçlarının modernizasyonu ve ortak savunma sanayisi projeleri ile taçlanarak, TSK'nın teknolojik kapasitesini daha da artırmaktadır. Bu gelişmeler, Türkiye'nin güvenliğinin sağlanması, milletin huzurunun korunması ve devletin bekasının muhafazası amacıyla TSK'nın sürdürdüğü faaliyetlerin, modern ve etkin bir şekilde yürütüldüğünü göstermektedir.