Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım sektörünün kritik parçası olan çeltik hasadının start almasıyla birlikte, üreticinin korunması için acil önlemlerin alınmasını vurguladı. Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) hasat dönemindeki alım fiyatlarını önceden netleştirmesi ve ithalat faaliyetlerinin askıya alınması çağrısında bulundu. Bu durum, çiftçinin geleceğini doğrudan etkileyen, uzun vadeli bir strateji değişikliği arayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Üreticilerin yılın büyük bir bölümünü çeltik tarlalarında geçirdiği yoğun çabalar, hasat döneminde ürünün pazara sunulmasıyla birleşince, piyasanın dinamiklerini etkileme potansiyeli taşıyor. Bayraktar, bu hassas dönemde üreticinin karşı karşıya olduğu mali zorlukları ve gelecekteki üretime devam edip etmeme kararını etkileyecek riskleri göz önünde bulundurarak, acil müdahale gerektiğini savundu. 2025 yılı üretimi hedefleri (998 bin 98 ton) ve 2026 yılına yönelik artış beklentileri (1 milyon 74 bin 810 ton) dikkate alındığında, yerli üretim potansiyelinin korunması ve desteklenmesi öncelikli hedefler arasında yer alıyor.
TMO’nun alım fiyatlarını gecikmeden açıklamasının, piyasadaki belirsizliği azaltarak üreticinin pazarlığa girme gücünü artıracağını belirtiliyor. Bayraktar, bu süreçte üreticinin gerçek maliyetlerinin (gübre, mazot, tohum, ilaç, sulama, işçilik, finansman) dikkate alınmasını ve üreticinin emeğinin karşılığını verecek makul bir gelir hedeflenmesini istedi. Ayrıca, TMO’nun hasat döneminde piyasada üretici lehine bir güvence oluşturmak amacıyla fiilen alım yapması ve alım koşulları ile takvimini önceden duyurması gerektiği vurgulandı. Bu yaklaşım, yerli ürünün piyasaya hızlı bir şekilde akışını sağlayarak, ithalatın olumsuz etkilerini en aza indirecektir.
Bayraktar, sanayici ve çeltik işleyen işletmelerin yerli üreticiden ürün temin etmesinin teşvik edilmesini ve gümrük vergilerinin hasat takvimine ve yerli üretimin sürdürülebilirliğine uygun olarak düzenlenmesini talep etti. Bu, sadece üreticinin korunmasıyla ilgili değil, aynı zamanda tarım sektörünün uzun vadeli istikrarını sağlama çabasıdır. Bu stratejik hamle, Türkiye'nin tarım sektöründeki rekabet gücünü artırırken, sürdürülebilir bir üretim modeline katkıda bulunacaktır.”}”çerez(cookie) kullanmaktadır. Bu konu hakkında detaylı bilgi almak için çerez politikası ve aydınlatma metni sayfalarını gözden geçirebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.”