Cornwall'ın eşsiz kıyı şeridinde, Newquay'in Towan Sahili'nde, denizin üzerinde yükselen kayalıkların arasında, zamana meydan okuyan bir ev gizemini koruyor. Bu benzersiz yapı, 30 metrelik özel bir asma köprüyle ulaşılabilen, 1910'lu yıllardan kalma, İrlanda-Kanada kökenli bir zengin adamın mirası olarak varlığını sürdürüyor. Bu muazzam konaklama yeri, sadece bir ev değil, aynı zamanda Cornwall'ın en çarpıcı manzaralarından birine sahip, bir sembol haline gelmiştir.
Towan Adası olarak bilinen bu kayalık, sahil seviyesinden yaklaşık 24 metre yükseklikte yer alıyor. 1902'de inşa edilen bu özel asma köprü, Britanya'daki benzer yapılar arasında nadir ve önemli bir örnektir. Köprünün tasarımında kullanılan malzemeler ve yapım tekniği, dönemin mühendislik becerilerinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Yapının kendisi ise, 1910 yılında, zengin bir tüccar olan bir adam tarafından inşa edilmiş ve 1930'lu yıllarda üç oda olarak düzenlenmiştir. Evin geçmişi, yıllar içinde farklı sahiplerin mülkiyetine geçmiş ve bu durum, yapının hem mimari hem de tarihi değerini etkilemiştir.
2001 yılında Lord ve Lady Long tarafından 500 bin sterline satın alınan konaklama yeri, 2012'de 1 milyon sterline yükselterek kiralık tatil evi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Ancak, yapıdaki potansiyeli fark eden girişimciler, konaklama yerini kapsamlı bir restorasyon projesiyle yeniden kullanıma açarak, modern standartlara uygun hale getirmişlerdir. Bu restorasyon çalışması, Will Gamble Architects tarafından yürütülmüş ve RKH Construction Ltd tarafından uygulanmıştır. Proje, Architects’ Journal ödüllerinde finalist olmuş ve bu sayede mimarlık camiasında önemli bir yer edinmiştir. Yenilenen konaklama yerinde kış bahçesi ve bar bölümü de bulunmaktadır.
<Konaklama yerindeki misafirlerin geldiğini bildirmek için kullanılan benzersiz bir sistem de bulunmaktadır. Yapıda klasik bir zil sistemi bulunmadığından, misafirler özel bir bayrak koridorundan bir bayrak seçerek göndere çekerek evdeki sakinleri haberdar ederler. Bu sıra dışı sistem, konaklama yerinin gizemli atmosferini pekiştirmektedir. Yapının çevresindeki özel bahçe, yoğun yeşilliklerle çevrili olup, yapıyı dış dünyadan izole etmektedir. Evin bulunduğu noktadan ise, denizin sonsuz manzarası, ufuk çizgisine kadar uzanmaktadır. Mimar ve televizyon programcısı George Clarke, yapıyı ilk gördüğünde özellikle asma geçitten etkilenmiş ve ‘Aman Tanrım, bu inanılmaz. Bir eve girmenin ne müthiş bir yolu!’ şeklinde hayretini dile getirmiştir.”} attı.