Finans sektöründe yaşanan ve milyonlarca lira değerinde hırsızlığa yol açan karmaşık bir olay, bankamatiklerin güvenliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattı. 2010'lu yılların başında, Belçika'da bankamatiklere yerleştirilen kopyalama cihazları (skimmer) sayesinde yüzlerce müşterinin banka kartları tehlikeye girdi. Bu organize suç örgütü, bankaların denetim sistemlerini aşarak yaklaşık 600 bin euro'luk (yaklaşık 33 milyon 367 bin lira) bir vurgun düzenledi.
Dolandırıcılar, bankamatiklerin kart giriş yuvalarına gizli okuyucu aparatlar yerleştirerek, şifre güvenliği için mikro kamera veya sahte tuş takımlarını kullandı. Klonlanan kartlarla yapılan para çekme işlemleri, finansal sistemde sorunsuz bir şekilde geçtiği için bankaların güvenlik sistemleri ilk etapta durumu fark edemedi. Bu durum, bankaların güvenlik protokollerinin yetersizliğini ve geleneksel yöntemlerin modern suçlara karşı etkisiz kalabileceğini gösterdi.
Belçika Bankalar Federasyonu’nun raporlarına göre, bu tür skimmer vakaları 2008-2010 yılları arasında önemli ölçüde arttı. Ancak, olayların karmaşıklığı ve hırsızların kullandığı yöntemlerin sofistike olması, yetkilileri uzun süre alarma geçirmediler. Hırsızların elde ettikleri parayı ticari banka hesaplarına yatırması, bankacılık uyum ve kara para aklamayı önleme sistemlerini tetikledi ve adli makamların dikkatini çekti.