İsviçre’nin eşsiz doğal harikası olan Alpler’deki buzullar, son yıllarda beklenmedik ve endişe verici bir şekilde küçülmeye devam ediyor. İsviçre Buzul İzleme Ağı (GLAMOS) ve İsviçre Bilimler Akademisine (SCNAT) bağlı İsviçre Kriyosfer Gözlem Komisyonu tarafından yayınlanan yeni bir rapor, bu durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Rapor, buzulların bu yılki erime hızının, son yıllara kıyasla rekor seviyelerde olduğunu ve buzul ekosistemlerinin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Raporun detaylarına baktığımızda, 2026 kış mevsiminin olağan dışı kurak ve sıcak geçtiği görülüyor. Kar yağışının neredeyse hiç gerçekleşmediği, uzun süren sıcak hava dalgalarının buzulları etkisi altına aldığı ve buz kütlelerinin büyük bir kısmının yok olduğu tespit edilmiş. Özellikle, mayıstan eylüle kadar devam eden bu süreçte, buzulların ortalama kalınlığı 2,5 ila 4 metre arasında bir kayıp yaşaması, bazı yerlerde ise 10 metreye varan bir düşüş yaşanmış. Bu durum, buzulların temel yapısının ciddi şekilde zayıflamasına neden oluyor.

Rapor, buzul erimesinin sadece doğal bir olgu olmadığını, aynı zamanda insan kaynaklı iklim değişikliğinin doğrudan bir sonucunu vurguluyor. Özellikle, kar yağışının azlığı, yüksek sıcaklıkların artması ve Sahra çölünden gelen toz bulutlarının buzulların yüzeyine düşmesi gibi faktörler, buzulların erime hızını önemli ölçüde artırıyor. Temmuz ve Eylül aylarında, buzulların toplamda yaklaşık 2 bin 200 milyar litre suyu kaybetmesi, İsviçre’deki tüm hanelerin yıllık içme suyu tüketiminin 4 katından fazla bir miktara denk geliyor. Bu durum, su kıtlığı sorununu daha da karmaşık hale getiriyor.

Rapor, Alpler’deki buzulların uzun vadede hayatta kalma şansının çok düşük olduğunu, özellikle Bella Tola Buzulu ve Griessfiren/Plattalvafirn gibi küçük buzulların yok olmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Bu durum, sadece doğal ekosistemler için değil, aynı zamanda İsviçre’nin turizm gelirleri ve su kaynakları gibi ekonomik kaynakları için de ciddi riskler oluşturuyor. Bilim insanları, bu raporun, iklim değişikliğinin etkilerini görmezden gelmememiz ve bu konuda acil önlemler almamız gerektiğini bir kez daha vurguluyor.”} çatı katında 2026’da buzul erime yılı, 2022’ye çok yakın bir seviyede bulunmuş.