DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, günümüzün karmaşık uluslararası arenasında, barış arayışının önemini ve partinin bu konuda edindiği netliği güçlü bir şekilde ifade etti. Ortadoğu’nda yaşanan savaşların, uluslararası sistemin temelini sarsarken, Hatimoğulları, kalıcı barışın ancak stratejik bir yaklaşımla mümkün olabileceğini vurguladı. Lübnan’daki bombardımanların ateşkes görüşmelerinin gölgesinde gerçekleşmesi, barış sürecinin ne kadar kırılgan olduğunu da gözler önüne serdi.
Hatimoğulları, ‘Terörsüz Türkiye’ adını taşıyan bir sürecin hayata geçirilmesi için gerekli yasal çerçeveyi oluşturmanın kritik olduğunu belirterek, bu yasanın, Türkiye için ekmek ve su kadar önemli olduğunu savundu. Bu sürecin başarıya ulaşması için, bugüne kadar harcanan tüm çabaların artırılması gerektiğini, özellikle de Orta Doğu’nun taktiksel değil, stratejik bir barışa ihtiyaç duyduğunu vurguladı. İç barışın sağlanması da bu stratejik barışın temel bir unsuru olarak tanımlandı.
Eş Genel Başkan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın eleştirisine de yer vererek, DEM Parti’nin barış konusunda “pırıl pırıl bir netliğe sahip” olduğunu, bu konuda partilerden daha net bir ifade bulunmadığını ifade etti. Savaşların bedellerini ödediklerini ve bu bedelleri ödemeye devam edeceklerini belirterek, sürecin başarıya ulaşması için gece gündüz çalıştıklarını ve bu konuda daha fazla çaba göstermelerinin gerektiğinin altını çizdi. Bu çabaların, demokratik bir cumhuriyetin inşası için de kritik bir rol oynadığını belirtti.
Son olarak Hatimoğulları, yasa yapma yetkisinin iktidarda olan partiye ait olduğunu ve bu süreci zaman tanıyarak beklediklerini ifade etti. Demokrasi şarta bağlanamaz, pazarlık konusu da yapılamaz ilkesine vurgu yaparak, Türkiye’nin demokratikleşme sorununu ve DEM Parti’nin bu sorunu çözme çabasını net bir şekilde ortaya koydu. Cumhuriyet’in bu topraklarda demokratikleşmemesi ve DEM Parti’nin bu temellere dayanarak bir program oluşturması, geleceğe yönelik adımlar için önemli bir yol haritası çiziyor.