Sayın milletimizin Kurban Bayramı’nı içtenlikle tebrik ederken, bu kutsal bayramın ruhuyla güçlenmiş bir yılbaşı dilekleriyle, ülkemizin her alanda yükselişine şahitlik etmeyi umut ediyoruz. Bayramlar, yalnızca dini ibadetlerin yoğunlaştığı zamanlar değil, aynı zamanda milli değerlerimizin yeniden canlandığı, ortak bağlarımızın güçlendiği eşsiz fırsatlardır. İktidarımızın sorumluluklarını ve bu tarihi anı değerlendirirken, Türkiye’nin geleceğine dair vizyonumuza odaklanmamız gerektiğini hatırlatıyoruz.
Son dönemde yaşanan acı olaylar, özellikle trafik kazalarında hayatını kaybeden 70 vatandaşımızın acısını yüreklerimizle paylaşıyoruz. Bu vesileyle, vatandaşlarımızın güvenli seyahatlerini sağlamak için seferber olmuş tüm personellerimize minnettarız. Ulaşım altyapımızın dönüşümünde, 23 yıllık çabalarımızla 77 ilimizin duble yollarla birbirine bağlanması, 8,5 milyon araçtan 33,6 milyonluğa yükselmesi, 90 km hız sınırına ulaşması gibi önemli kilometre taşlarını aşarak, Türkiye’nin ulaşım gücünü katlayarak arttırmış durumdayız. Böylesine devasa bir dönüşümün, sadece teknik bir ilerleme değil, aynı zamanda milletimizin yaşam kalitesini yükselten bir yatırım olduğunu da unutmayalım.
Teknolojik gelişmelerle paralel olarak, havalimanlarımızda da benzer bir dönüşüm yaşanmıştır. 26 havalimanından 58’e yükselen kapasitemiz, İstanbul Havalimanı’nın dünyada en prestijli havalimanları arasında yer almasını ve 1 milyon 402 bin yolcunun bu havalimanından geçmesini sağlarken, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda da 1 milyon 730 uçak trafiğiyle önemli bir rol oynamaktadır. Bu başarılar, sadece Türkiye’nin turizm potansiyelini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda ülke ekonomimizin gelişimine de katkı sağlamaktadır. Ancak bu alanda gösterdiğimiz gelişimlerin, tek başına yeterli olmadığını, daha da ileriye gitmek için sürekli yenilikler yapmamız gerektiğini vurgulamak isteriz.
Türkiye’nin geleceği, 2025 ve 2026 yıllarında başlayacak büyük projelerle şekillenecektir. Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu gibi 120 kilometre uzunluğundaki projeler, ülkemizin dört bir yanını birbirine bağlayarak, ekonomik ve sosyal uyumunu artıracaktır. Ayrıca, İstanbul’un Bizans işgalinden kurtuluşunun 99 yıl dönümünü kutlarken, Ayasofya’nın yeniden cami olarak hizmet vermesiyle, milli kimliğimizin ve kültürel mirasımızın yeniden canlandığını görüyoruz. Bu tarihi ve kültürel değerlere sahip çıkarken, aynı zamanda geleceğe yönelik vizyonumuzu da korumaya devam edeceğiz. İktidarımızın temel amacı, Türkiye’yi daha parlak bir geleceğe taşıyarak, milletimize daha büyük fırsatlar sunmaktır. Bu yolculukta, siyasi farklılıklarımızı bir kenara bırakarak, ortak bir amaç etrafında birleşmek hepimizin sorumluluğundadır. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken, milli değerlerimize ve geleceğe dönük hedeflerimize odaklanmaya devam edeceğiz.”}