Küresel enerji piyasalarında yaşanan karmaşık gelişmeler, petrol fiyatlarını önemli ölçüde etkiledi. Brent petrolü, haftanın ilk günlerinde 94,10 dolar seviyesine ulaşarak rekor seviyelere yaklaştıktan sonra, gün sonuna doğru 91,12 dolar seviyesinde kapanış yaptı. Bu yükseliş, bölgedeki artan istikrarsızlık ve güvenlik riskleriyle doğrudan bağlantılı.

Bu durumun temelinde, İran ve ABD arasında yaşanan karşılıklı saldırılar yer alıyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda İran'a ait hedefleri imha ederken, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) da ABD'ye ait bir SİHA'yı düşürdü. Bu olaylar, Hürmüz Boğazı'ndaki arzın kesintiye uğrayabileceği endişelerini artırarak yatırımcıların ilgisini çekmeyi başardı. Aynı zamanda İsrail'in Lübnan'a yönelik kara saldırıları ve işgali genişletme kararı da piyasalarda belirsizliği artırarak fiyatları yukarı yönlü etkiledi.

İran'ın mutabakat zaptında değişiklik yapma konusundaki tutumu ve ABD ile devam eden müzakerelerde yaşanan anlaşmazlıklar, anlaşma ihtimallerini zayıflatarak petrol fiyatlarını destekleyen bir unsur olarak karşımıza çıktı. İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran halkının haklarının korunması şartıyla hiçbir anlaşmaya imza atmayacaklarını vurgulayarak, bu durumun piyasalarda belirsizlik yaratmasına neden olduğunu gösteriyor. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında rotası değiştirilen gemi sayısı 118'e ulaşması ve İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerini sağlama konusundaki çabaları, arz güvenliği risklerini daha da belirginleştirdi.

Analistler, Çin'den gelen zayıf ekonomik verilere rağmen Orta Doğu'daki arz güvenliği risklerinin petrol piyasasında fiyatları desteklemeye devam ettiğini belirtiyor. Teknik analizler de Brent petrolünde 93,73 doların direnç seviyesi ve 92,67 doların destek seviyesi olarak öne çıkıyor. Bu belirsiz ortamda, yatırımcıların piyasaları yakından takip etmesi ve risk toleranslarını buna göre ayarlaması gerekiyor.