Türk hisse senedi piyasasında, yatırım fonları üzerindeki baskı ve likidite sorunları nedeniyle beklenmedik bir çöküş yaşandı. BIST 100 endeksi, kısa sürede önemli bir değer kaybetti ve yatırımcı güveninde derin yaralar açtı. Bu durum, Türk ekonomisinin geleceği hakkında ciddi endişeler uyandırdı ve piyasalarda geniş çaplı bir düzeltmeye işaret ediyor.
Erken işlem verilerine göre, BIST 100 endeksi çarşamba gününe yüzde 1,7'ye varan bir düşüşle başladı. Bu ani ve sert hareket, piyasadaki derin kaygıları ve belirsizlikleri gözler önüne serdi. Endeksin bu seviyelerde kapanması, Mayıs ayı başındaki zirvesinden bu yana yüzde 20'lik bir zararın oluşmasına neden oldu. Dolar karşısında değerlendirildiğinde ise düşüş, yaklaşık yüzde 25'i aşarak, yatırımcılar için ciddi bir kayıp anlamına geliyor.
Bu krizin kökeninde, likiditesi düşük olan bazı yatırım fonlarının katılım payı iade taleplerini karşılayamaması yatıyor. Tera Portföy Yönetimi A.Ş. ve Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. gibi büyük isimlerin yaşadığı sorunlar, piyasada domino etkisi yaratarak, Borsa İstanbul'un tamamında satış baskısını artırdı. Bu gelişmeler sonucunda 131 fon tasfiye edilirken, finans sektöründen birçok yönetici tutuklandı veya gözaltına alındı. Bu durum, piyasalarda ciddi bir güvensizlik ortamı oluşturdu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın liderliğindeki yeni bir kurul, bu krizi çözmek ve piyasaları stabilize etmek için harekete geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın idari ve yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirileceği açıklaması, piyasalara bir nebze umut verdi. Ancak, Eylül ayında yaşanan 100 milyar dolarlık değer kaybı, ülkenin fon sektöründeki risk alma davranışlarını sorgulamaya yol açarken, piyasaların uzun vadede nasıl bir seyir izleyeceği konusunda belirsizlik devam ediyor. Düzenleyici kurumların aldığı önlemlerin yetersiz kaldığına dair eleştiriler de artarken, yatırımcıların önümüzdeki dönemde piyasalara olan güvenini yeniden kazanması büyük bir zorluk olarak karşımıza çıkıyor.