İslamabad'da, uluslararası arenanın nabızını tutacak bir heyecan yaratıyor. ABD ve İran temsilcilerinin yanı sıra Pakistan'ın da katılımıyla düzenlenecek müzakereler, uzun süren gerilimlerin azalması ve barışın tesis edilmesi için kritik bir adım olabilir. Pakistan, bu tarihi görüşmeler için başkentinde yoğun güvenlik önlemleri alarak, Başbakanlık Konutu ile özel bir güvenli tesis gibi çeşitli lokasyonları hazırladı. Görüşmelerin TSİ 13:00'te başlaması hedeflenirken, bu toplantı sadece iki ülkenin değil, aynı zamanda bölge ve küresel güvenlik dengelerini de etkileme potansiyeline sahip.

Görüşmelere Vance ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile ayrı ayrı katılım sağlayacaklar. Vance'in Şerif ile yaptığı ilk görüşme, 2011'den beri herhangi bir ABD başkan yardımcısının Pakistan'a yaptığı ilk ziyaret olma özelliği taşıyor. Kalibaf'ın İslamabad'a gelişinin ardından, İranlı heyet, ABD yönetimi ile müzakerelere başlayacak. Reuters haber ajansı tarafından duyurulan bilgilere göre, ABD yönetiminin İran'ın yurt dışındaki dondurulmuş varlıklarını serbest bırakma kararı aldığı belirtiliyor. Bu durum, özellikle Katar ve farklı ülkelerdeki bankalarda tutulan fonların iadesiyle bağlantılı olarak, Washington ile yürütülen müzakerelerde önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. İran yetkilileri, bu kararı bir iyi niyet işareti olarak değerlendirirken, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin kesintisiz sağlanmasıyla bu serbest bırakmanın doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor.

Ancak bu iddialar, Beyaz Saray tarafından yalanlanarak, ABD'nin İran'a ait dondurulmuş varlıkları serbest bırakmayı kabul ettiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığı açıklandı. Bu durum, müzakerelerde belirsizlik yaratırken, tarafların stratejik hesaplarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Pakistan'daki barış müzakereleri, 13:00'te başlayacak ve bu toplantı, Türkiye, Pakistan ve Mısır'ın ABD ve İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba göstermesiyle daha da önem kazanıyor. İsrail yönetimi ise bu süreçte Lübnan konusunun uzlaşmaya dahil edilmeyeceğini savunarak saldırılarını sürdürüyor.

İran müzakere heyetinin, ABD'ye ön şart olarak sunulan ve ABD'nin de kabul ettiği yükümlülüklerini yerine getirmesini beklediği bilgisi, müzakerelerin potansiyel sonuçları hakkında önemli ipuçları veriyor. Bu görüşmeler, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü, İran'ın nükleer programı ve bölgesel güvenlik konularının yanı sıra, enerji güvenliği ve ekonomik ilişkiler gibi birçok önemli konuyu masaya yatıracak. İslamabad'da gerçekleşecek bu kritik müzakerelerin sonuçları, uluslararası ilişkilerde yeni bir denge yaratma potansiyeline sahip.”} p>