Irak’taki uzun süren askeri varlığını tamamlayan ABD, 2003’ten beri süren operasyonlarını sona erdirdi. Pentagon’dan yapılan açıklamalar, Irak’ın geleceğinin şekillenirken, bölgedeki güvenlik dinamiklerinin de yeniden değerlendirilmesine yol açtı. Bu stratejik hamle, Irak’ın egemenliğini güçlendirme ve bölgesel istikrarı destekleme hedeflerine odaklanırken, ABD’nin de askeri varlığını azaltarak yeni önceliklerine yönelmesine işaret ediyor.
ABD Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalar, Irak Güvenlik Güçleri’nin DEAŞ kalıntılarına karşı mücadelede lider rolünü üstleneceğini vurguluyor. Bu süreçte ABD, Irak’a eğitim ve istihbarat desteği vermeye devam edecek, ancak Irak’ın güvenlik sorunlarının çözümünde öncülük sorumluluğu Irak hükümetine devredilmiş durumda. Bu yaklaşım, Irak’ın kendi kaderini belirleme ve güvenlik kapasitesini artırma fırsatını sunarken, ABD’nin de askeri müdahaleden uzaklaşıp diplomatik ve operasyonel desteği artırma stratejisine geçişini temsil ediyor.
CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın ifadeleri, ABD’nin bölgedeki güvenlik tehditlerine karşı tetikte bulunmaya devam edeceğini açıkça gösteriyor. DEAŞ gibi terör örgütlerinin potansiyel bir tehdit oluşturabileceği vurgulanırken, ABD’nin Irak’taki güvenlik operasyonlarına doğrudan müdahale etmeyeceği, ancak gerektiğinde müdahale yetkisini koruduğu belirtiliyor. Bu durum, Irak’ın kendi güvenliğini sağlama kapasitesinin artmasıyla birlikte ABD’nin de bölgesel güvenlik operasyonlarına daha sınırlı bir rol üstleneceği senaryosunu destekliyor.
Irak’taki ABD askeri üslerinin 2011’de kapanmasıyla başlayan süreç, bugün sonunu getirdi. Bu çekilme, sadece ABD’nin askeri varlığının azalmasıyla sınırlı kalmayıp, Irak’ın bölgesel siyasetindeki konumunu da güçlendirme potansiyelini artırıyor. Gelecekte, Irak’ın güvenlik ve istikrarı, ABD’nin desteğiyle birlikte Irak hükümetinin ve Güvenlik Güçleri’nin elinde şekillenecek.”}