İsrail istihbaratı, Lübnan'daki Hizbullah'ın iletişim altyapısına karşı yürüttüğü operasyonun perde arkasını aydınlatırken, operasyonun planlanmasından uygulanmasına kadar geçen süreçte yaşanan karmaşık hesaplaşmalar ve risk değerlendirmeleri dikkat çekiyor. Eski Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın daha önce sansür nedeniyle yayımlanamayan röportajlarından elde edilen bilgiler, operasyonun beklenmedik bir şekilde öne çekilmesinin ardındaki nedenleri ortaya koyuyor.
Yoav Gallant'ın açıklamaları, Ağustos 2024'ün ilk haftasında Hizbullah içinde çağrı cihazlarının şüphesi üzerine hareket eden bir personelin tespit edilmesiyle başlayan zincirin kırıldığını gösteriyor. Operasyonun gerçekleşmesi için verilen kısa sürede, İsrail yönetiminin planın açığa çıkma riskine karşı tedirginlik içinde olduğunu ve bu nedenle operasyonun hemen başlatılmasına karar verdiğini ortaya koyuyor. Gallant, operasyonun planlandığı gibi ilerlememesi durumunda deşifre olma riskinin göz ardı edilemeyeceğini vurguluyor.
Operasyonun en ilginç detaylarından biri, Hizbullah'ın cihazlarda potansiyel bir patlayıcı olup olmadığını anlamak amacıyla bazı cihazların İran'a gönderilmesi. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun daha önce sansür altında yaptığı açıklamalar doğrultusunda, Eylül 2024'ün üçüncü haftasında üç çağrı cihazının İran'da taranmak üzere gönderildiği bilgisi paylaşıldı. Bu cihazların incelenmesi için bölgeye getirilmesi planlanan özel bir tarama sistemi ve bu sistemi kullanan kişinin İsrail istihbaratı tarafından daha önce hedef alındığı iddiaları, operasyonun karmaşıklığını ve potansiyel sonuçlarını gözler önüne seriyor.
Bu gelişmelerin ardından, Jerusalem Post'un Mossad istihbaratçı Adam Feyn'e dayandırdığı haberde, Hizbullah'tan bir kişinin cihazların tuzaklanmış olabileceği şüphesi üzerine yaklaştığı ve bu durumun Mossad yetkilileri ile İsrail Hava Kuvvetleri subayları tarafından değerlendirilerek, söz konusu kişinin hedef alınması planlandığı bilgisi ortaya çıktı. Gallant'ın açıklamaları, bu iddiaların bir kısmını ilk kez üst düzey bir İsrailli yetkilinin ifadesiyle destekleyerek, operasyonun ardındaki gerilimi ve stratejik hesaplaşmaları daha da net bir şekilde ortaya koyuyor. ‘Paging Hezbollah’ adıyla gösterime girecek belgesel, bu operasyonun tüm detaylarını ve aktörlerini mercek altına alacak.