Sağlık hizmetlerinin kalbinde yer alan meslektaşlarımız, dijital dönüşümün getirdiği zorlukların çaresizce karşı karşıya kaldıklarını duyuruyor. Birleşik Dayanışma Sendikası’nın (BDS) titizlikle yürütülen saha araştırması, Sağlık Bakanlığı’nın SB-AHBS uygulamasının, aile sağlığı merkezlerindeki (ASM) iş yükünü artırarak sağlık çalışanlarının üzerindeki baskıyı katlayarak yükselttiğini ortaya koyuyor. Bu durum, meslektaşlarımızın motivasyonunu düşürürken, hizmet kalitesini de olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor.
75 ilde 3 bin 632 sağlık çalışanıyla gerçekleştirilen detaylı incelemelerde, katılımcıların büyük çoğunluğu hasta başına işlem süresinin uzadığını ve çalışma koşullarının ağırlaştığını ifade etti. Araştırmaya katılan hekimler ve sağlık destek personeli, yazılımın mevcut iş akışlarını aksattığını, verimliliği düşürdüğünü ve sürekli teknik sorunlarla boğuşmak zorunda kaldıklarını vurguladı. Bu durum, sağlık hizmetlerinin sunulma hızını yavaşlatarak, hasta memnuniyetini olumsuz etkilemektedir.
Araştırma sonuçları, yazılımın klinik süreçlerde ciddi sorunlar yarattığını gösteriyor. Günlük iş akışında, hasta kayıtlarına erişimde, kullanıcı deneyiminde ve koruyucu sağlık takibinde yaşanan yüzde 80’in üzerinde kötüleşme, sistemin temel işlevselliğini sorgulanabilir hale getiriyor. Özellikle, teknik aksaklıklar, verilerin tekrar girilmesini gerektiren durumlar ve sistem kesintileri, sağlık çalışanlarının zamanını ve enerjisini boşa harcarken, hasta bakımını da aksatmaktadır. Bu durum, sağlık çalışanlarının tükenmişlik sendromunu tetikleyebilecek bir potansiyele sahiptir.
BDS, Sağlık Bakanlığı’na acil çağrıda bulunarak, sahadan gelen geri bildirimlerin dikkate alınmasını, veri bütünlüğünün teknik olarak denetlenmesini, SB-AHBS’nin gerçek ASM koşullarında performans testlerinden geçirilmesini ve aile hekimi, ebe ve hemşirelerin yazılım geliştirme süreçlerine doğrudan dahil edilmesini talep ediyor. Bu kapsamlı yaklaşım, sistemin iyileştirilmesi ve sağlık çalışanlarının yükünün azaltılması için kritik önem taşımaktadır. Aksi takdirde, bu durum, sağlık hizmetlerinin kalitesini ve erişilebilirliğini ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır.