Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 6 Şubat depremi sonrası çöken Ezgi Apartmanı vakası, hukuk mücadelesinin yeni bir aşamasına girdi. Başsavcılığın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne yaptığı istinaf talebi, davadaki suçlamaların ve olası cezaların boyutunu önemli ölçüde etkileyebilir.
İlk duruşmada, pastane sahipleri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile mimar Ertan Danacı, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 8’er yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak Cumhuriyet Başsavcılığı, bu kararın yeterli olmadığını belirterek istinaf mahkemesine yeni bir talepte bulundu. Savcılığın, sanıkların eylemlerinin “olası kastla kasten öldürme” ve “olası kastla yaralama” suçları kapsamında değerlendirilmesini talep etmesi, davadaki hassasiyetin ve sorumluluk anlayışının bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Başsavcılık, ayrıca sanık Ertan Danacı’nın beraat kararını da kaldırmasını istedi ve onun eylemlerinin sanık Kervancıoğlu ve Pekel’in gerçekleştirdiği tadilatlarla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Bu durum, Danacı’nın mimar olması nedeniyle, dolaylı olarak sorumluluğunun da sorgulanabileceğini işaret ediyor. Savcılık, sanık Mehmet Tekin’in cezası için de daha ağır bir ceza talep ederken, diğer kamu görevlilerinin de beraatlarını kaldırmasını ve “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan cezalandırılmasını istedi.
Savcılığın, kamu görevlilerinin eylemlerini “basit taksir”ten “bilinçli taksir”e çevirerek, cezalarını artırma talebi, olayda yapı güvenliğine aykırı faaliyetlerin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğine dair önemli bir mesaj içeriyor. Bilirkişi raporlarının, tadilatların yapının taşıyıcı sistemine yönelik olduğunu ve yapı bütünlüğünü doğrudan etkilediğini ortaya koyması, savcılığın argümanını güçlendiriyor. Bu istinaf talebi, Ezgi Apartmanı vakasıyla ilgili hukuki sürecin daha da karmaşıklaşmasına ve gelecekte benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin daha da artmasına neden olabilir.