ABD, 23 yıl önceki Irak işgalinin ardından bu toprakların yeniden kendi kaderine ermesi için resmi olarak çekilme sürecini tamamladı. Eylül 2024'te yapılan ortak açıklamalarla duyurulan bu dönüşüm noktası, uzun yıllardır süren bir çatışmanın sonunu işaret ediyor. Ancak, bu sonun beraberinde, Irak'ın geleceği ve bölgedeki istikrarı için önemli soruları da getiriyor.
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell’in açıklamaları, Irak’taki ABD varlığının artık ‘ulusal çıkarlar’ kapsamında değil, tamamen güvenliğe odaklı bir destek biçimine evrildiğini gösteriyor. Irak Güvenlik Güçlerinin DEAŞ kalıntılarını bastırma ve bölgesel istikrarı sağlama çabalarına öncülük etmesi bekleniyor. Ancak, bu sürecin ne kadar sürdürülebilir olduğu ve Irak’ın kendi ayakları üzerinde durabilmesi konusundaki endişeler hala büyük.
İşgalin ardından yaşanan travmatik olaylar, Irak halkının hafızasında derin izler bırakan bir gerçeklik. Özellikle 2004 yılında ortaya çıkan Ebu Gureyb hapishanesine ait görüntüler, insan hakları ihlallerinin ve savaşın acı sonuçlarının somut bir örneği olarak hatırlanmaya devam edecek. Bu tür vahşetlerin, Irak’ın geleceği üzerindeki etkileri uzun süre hissedilecektir.
Bu çekilme süreci, Irak’ın egemenliğini yeniden kazanmasına ve kendi kaderini tayin etmesine olanak tanırken, aynı zamanda ABD’nin bölgedeki rolü ve güvenlik operasyonları konusundaki stratejileri hakkında da önemli soruları gündeme getiriyor. Özellikle, İran yanlısı milislerin etkisi, Irak’ın istikrarı için bir tehdit oluşturmaya devam edebilir ve bu durum, ABD’nin gelecekteki adımlarını şekillendirecektir. Ayrıca, Irak’ın gelecekteki ekonomik ve siyasi gelişmeleri, ABD’nin desteği olmadan nasıl şekillenecek sorusu da cevapsız kalmaya devam ediyor.