ABD Senatosu, bugün tarihi bir kararla, Filistin topraklarındaki insan hakları ihlalleriyle ilgili Demokrat Parti'nin hazırladığı, Dışişleri Bakanlığı'na önemli bir rapor sunmasını öngören önergeyi reddetti. Bu ret, uzun süredir devam eden İsrail-Filistin çatışmasının karmaşık boyutlarını bir kez daha göz önüne serdi ve Washington'un bu konudaki duruşuna dair ciddi soruları beraberinde getirdi. Reddedilen tasarı, ABD'nin Batı Şeria'daki durumla ilgili daha şeffaf bir yaklaşım sergileme çabalarına karşı bir engel oluşturarak, uluslararası arenada dikkatleri yeniden bölgeye çekti.

Oylama sonucunda, 51 senatör 'hayır' oyu verdi ve 47 senatör 'evet' oyu kullandı. Tasarı, Dışişleri Bakanlığı'na, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki Filistinlilerin yaşadığı zorlukları ve insan hakları ihlallerini detaylı bir şekilde raporlamasını ve Kongre'ye sunmasını zorunlu tutuyordu. Bu rapor, özellikle Filistinli çocukların alıkonması, ABD vatandaşlarının hayatını kaybı gibi ciddi iddialara odaklanıyordu. Tasarı kabul edilseydi, Trump yönetimi, bu raporu en geç 30 gün içinde Kongre'ye sunmak zorunda kalacak ve aksi takdirde İsrail'e yönelik güvenlik yardımlarının büyük bir kısmı askıya alınacaktı.

Bu kararın arkasında yatan en önemli motivasyon, Demokrat Senatörler tarafından dile getirilen adalet ve hesap verebilirlik talebiydi. Chris Van Hollen gibi önde gelen Demokratlar, 9 ABD vatandaşının Batı Şeria'da hayatını kaybettiği gerçeğini vurgulayarak, bu konuda sorumluların hesap vermesini talep ettiler. Ayrıca, adaletsizliğe maruz kalan Filistinlilerin haklarını savunmak ve bu durumun devam etmesini engellemek amacıyla bu tasarıyı desteklediklerini belirttiler. Senatör Bernie Sanders, ABD'nin bu şiddeti finanse etmeye ve olup bitenlere göz yummaya devam etmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, suç ortaklığına son verilmesi gerektiğini savundu.

Senatör Tim Kaine de, Batı Şeria'daki durumu