Avcılar'da yaşanan trajik olay, uzun yıllardır aile tarafından çözüme kavuşturulamayan bir kayıp hikayesini gün yüzüne çıkardı. 2017 yılında, 22 yaşındaki Oğuzhan Tekin'in kaybolması, ailesi için bir kabusun başlangıcı olmuştu. Olayın ardından 12 gün boyunca yapılan aramalarda sonuç alınmayınca, genç adamın cansız bedeni Avcılar sahilinde bulunduktan sonra, kimlik tespiti mümkün olmadığı için kimsesizler mezarlığına defnedilmişti.

DHA'nın haberine göre, Oğuzhan Tekin'in babası Adem Tekin, 9 yılın ardından elde edilen bu yeni bilgilere şok yaşarken, “12 gün sonra bulunmuş. Adli Tıp Kurumu’nda 15 gün bekletiliyor ve kimsesizler mezarlığına defnediliyor. İçeride DNA testi verdik, yüzde 99,9 oranında eşleşmiş. Ama bu DNA testini 12 gün sonra bulunduğunda benden DNA isteyebilirlerdi” diyerek yaşanan sürecin hatalı olduğunu vurguladı. Ailenin yıllarca süren çabaları, sonunda DNA analizleriyle sonuçlanarak, uzun süren belirsizliğe bir son getirdi.

Olayın ilk başlarında, 16 Aralık 2017’de saat 15.00’te evden çıkan Oğuzhan Tekin’in akşam eve dönmemesi, ailesini derinden sarstı. İşten dönen babası Adem Tekin, oğlu için endişeyle aradı ancak ulaşmayı başaramadı. Polis ekipleri harekete geçerek arama çalışmalarına başladı, ancak sonuç alamadı. Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği, olay sonrası 12 gün sonra denizde bir erkek cesedi buldu ve kimlik tespiti yapılamadığı için Adli Tıp Kurumu'na teslim etti. Ancak bu süreçte aile, bilgilendirilmedi ve uzun süre kayıp olarak kabul edildi.

Sonunda, 22 Eylül’de baba Adem Tekin ve kardeşi Tunahan Tekin’den alınan DNA örnekleri, yapılan incelemede mezarlıktaki cesetle %99,9 oranında uyum sağlamıştı. Bu sonuç, uzun süren şüpheleri gidermeye yardımcı olmuştu. Ancak aile, olayda ihmali olanların ortaya çıkarılmasını ve otopsi raporunun detaylarının açıklanmasını talep ediyor. Adem Tekin, oğlunun ölüm nedeninin de aydınlatılmasını isterken, sürecin hatalı ve geciktiği gerekçesiyle sorumluların hesaplanması gerektiğini vurguladı. Ailenin hikayesi, uzun yıllar süren kayıp sürecinin acısını ve adalete olan umudunu gözler önüne seriyor.