Anamur’un kalabalık sokaklarında, bir dönerci dükkanının yakınındaki pasajdan düşerek hayatını yitiren 12 yaşındaki Eyüp Can Güner’in ölümü, adalet arayışını bir kez daha alevlendiriyor. Olayın ilk aşamalarında ihmal iddiaları öne sürülürken, son çıkan bilirkişi raporu davanın yönünü tamamen değiştiriyor. Rapor, Güner’in itilerek düşürülmüş olabileceğine işaret ederek, sanığın suçu ihmal olarak örtbas etmeye çalıştığına dair güçlü bir gösterge oluşturuyor.

Olay, 28 Temmuz 2025 tarihinde, Eyüp Can Güner’in dönerci Necmettin Ulaş ile yaşanan bir tartışmanın ardından meydana geldi. Güner, Ulaş tarafından kovalanmış ve daha sonra pasajdan düşerek hayatını kaybetti. Güvenlik kameraları, Güner’in Ulaş’tan kaçarken düşüşe girdiğini açıkça gösteriyor. Vücudunda tespit edilen kesiklerin, düşüş sonucu oluşmuş olabileceği ihtimali ilk başta ihmal olarak değerlendiriliyordu. Ancak, yeni bilirkişi raporu, bu görüşü çürüterek, Güner’in itilerek öldürülmüş olabileceği olasılığını ortaya koyuyor.

Bilirkişi raporu, sanık Necmettin Ulaş’ın olay sırasında Güner’e en ufak bir temasının olmadığını savunduğunu belirtiyor. Ancak, rapor, Ulaş’ın Güner’i ararken duyduğu tıkırtı sesinin, aslında düşüşün yarattığı devasa bir ses dalgası olduğunu ima ediyor. 90-100 db seviyesinde bir sesin, 50 kilogram ağırlığındaki bir çocuk için yaratabileceği yıkım, Güner’in düşüşünün nedenini sorgulamak için yeterli bir açıklama sunmuyor. Bu durum, Güner’in ölümünün basit bir kaza değil, öngörülebilir bir cinayet olduğunu gösteriyor.

Avukat Ayça Kara Sığırcı,