Türkiye’nin dış ticaret performansı, TÜİK’nin açıkladığı ağustos ayı verileriyle dikkat çekici bir dönüşüm gösterdi. Hem ihracat hem de ithalatın artışıyla birlikte, dış ticaret açığı önemli oranda yükseldi. İhracat, yıllık %8,1’lik bir artışla 23,467 milyar dolara ulaşırken, ithalat %10,5’lik bir yükselişle 28,706 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu durum, dış ticaret dengesini olumsuz etkileyerek açığın 5,239 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaşmasına neden oldu.

Aylık bazda dış ticaret açığı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %22,3 oranında artışla göz önüne çıkarak, ekonomide bir denge bozukluğunun işaretini oluşturuyor. İhracatın, özellikle Almanya’ya yönlendirilmesi dikkat çekerken, ithalatın Çin’den gelmesi, stratejik ticaret ilişkilerinin önemini bir kez daha vurguluyor. Yılın ilk sekiz ayında ise dış ticaret açığı %9,3 artışla 65,793 milyar dolara yükselmiş, ihracat ve ithalatın toplam hacmi de 184,996 milyar dolar ve 250,790 milyar dolar olarak kaydedilmiştir.

Veriler, enerji ve altın dışındaki sektörlerdeki ihracatın artışıyla desteklenirken, ithalatta ara malların hakimiyeti devam ediyor. İmalat sanayisi, ihracatın %93,6’sını oluştururken, tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı daha düşük seyrediyor. İthalatta ise ara malların %70,7’lik bir oranla baskın olduğu, sermaye ve tüketim mallarının paylarının daha düşük kaldığı görülüyor. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatındaki payı, %3,6 ile sınırlı kalmış, bu da Türkiye’nin teknoloji yoğun ürünlerdeki rekabet gücünün henüz tam oturmadığını gösteriyor.

Ağustos ayında Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülke Almanya oldu. Almanya’ya 1,760 milyar dolarlık ihracat yapılırken, ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İsviçre gibi ülkeler de ihracat listesinde yer aldı. İthalatta ise Çin zirvede yer alarak, %41,7’lik bir paya sahip oldu. Rusya, Almanya ve ABD, ikinci, üçüncü ve dördüncü sırada yer alırken, yılın ilk sekiz ayında Çin’den yapılan ithalat 36,550 milyona ulaştı. Bu gelişmeler, Türkiye ekonomisinin küresel ticaret akımlarına olan bağımlılığını ve stratejik ticaret politikalarının önemini gözler önüne seriyor.