ABD Savunma Bakanlığı, savunma stratejisindeki önemli bir hamleyle dikkatleri üzerine çekti. Pentagon'dan yapılan açıklama, denizaltı gücünü artırmaya yönelik kapsamlı bir projenin başlatıldığını müjdeler. Bu proje kapsamında, Boeing ile yapılan yaklaşık 20 milyar dolarlık sözleşme, Amerikan Donanması’nın gelecekteki taarruz operasyonlarını dönüştürecek bir 6. nesil savaş uçağının geliştirilmesini hedefliyor. Bu devasa yatırım, ABD’nin güvenlik hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacak.

Sözleşme, sadece uçakların tedarikini değil, aynı zamanda yer testleri, uçuşa hazırlık, sistem entegrasyonu ve silah sistemlerinin entegrasyonu gibi kritik aşamaları da kapsıyor. Bu sayede, ABD Donanması’nın uçak gemilerinden görev yapabilecek, son teknolojiye sahip yeni nesil bir savaş uçağı, denizaltı gücünü en üst düzeye çıkaracak. Bu projeyle geliştirilecek uçakların 2030’lu yılların sonlarına kadar envantere girmesi bekleniyor, bu da ABD’nin deniz kuvvetleri açısından önemli bir avantaja sahip olmasını sağlayacak.

Bu programın mimarı Michael P. Duffey, F/A-XX programının ‘barış için güç’ taahhüdünün kritik bir unsur olduğunu vurguladı. Duffey, geliştirilecek uçağın, hava üstünlüğü sağlayacağını, operasyonel menzilini genişleteceğini ve muharebe alanında belirleyici bir avantaj sunacağını ifade etti. Pentagon, bu yetenekleri hızla envantere kazandırmak için Boeing ile yakın işbirliği içinde çalışacağını belirtti. Bu işbirliği, sadece teknolojik yeniliklerin pekiştirilmesini değil, aynı zamanda ABD’nin güvenlik gücünün de güçlenmesini sağlayacak.

Donanma Bakan Vekili Hung Cao ise, bu projenin, hava gücünde nesiller arası bir sıçrama yapılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Boeing ile yapılan işbirliğinin memnuniyetle karşılandığını ve uçağın, mevcut F/A-18E/F Super Hornet ve EA-18G Growler uçaklarını destekleyerek zamanla onların yerini alacağını ifade etti. Yeni uçak, F-35C ile birlikte görev yapacak ve geleceğin deniz savaşlarını şekillendirecek. Bu proje, ABD’nin denizaltı gücünü ve askeri yeteneklerini önemli ölçüde artırarak uluslararası arenadaki konumunu daha da güçlendirecek.