ABD ekonomisindeki servet dengesi, son yıllarda gözlemlenen sert artışlarla birlikte tamamen yerinden ayrıldı. The Wall Street Journal'ın (WSJ) detaylı analizi, ülkenin en zengin kesiminin servetinin, toplumun geri kalanına göre katlanarak arttığını ve bu durumun toplumsal eşitsizliği derinleştirdiğini gösteriyor. En zengin yüzde 0,1'lik kesimin toplam serveti, 2019'dan bu yana muazzam bir artışla 28 trilyon doların üzerine çıkmış durumda.
Bu etkileyici artışın arkasında, yaklaşık 137 bin hanenin varlığı bulunuyor. Bu haneler, ülkenin toplam servetinin yüzde 15'ine hakim olmalarıyla dikkat çekiyor. Öte yandan, ABD'deki yaklaşık 186 trilyon dolarlık toplam varlığın büyük bir bölümü, bu küçük nüfus segmenti tarafından kontrol ediliyor. En yoksul yüzde 50'lik kesimin toplam serveti ise sadece 4 trilyon dolarla sınırlı kalmış, bu da servet eşitsizliğinin boyutunu daha da vurguluyor.
Analizler, bu servet artışının büyük ölçüde hisse senedi piyasasının yükselişi ve yatırım getirileri sayesinde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Rachel Louise Ensign ve Justin Lahart'ın araştırmasına göre, en zengin kesim 2019 sonundan Haziran 2020'ye kadar toplamda 14,5 trilyon dolar servet artışı elde etti. Bu artışın büyük bir kısmı, hisse senedi ve yatırım fonlarındaki yükselişlerden kaynaklandı. En zengin hanelerin ortalama serveti, 200 milyon doların üzerine çıkarken, bu eşiğin 2022'de 45,8 milyon dolar seviyesine yükseldiğini gösteriyor. Bu da, en zengin kesimin grubuna dahil olmak için gereken servetinin önemli ölçüde arttığını ortaya koyuyor.
Borsadaki bu yükseliş, en zengin yüzde 0,1'e yaklaşık 4 trilyon doların eklenmesini sağladı. S&P 500 endeksinin yüzde 21'lik artışı ve 30 Haziran 2020'ye kadar olan dönemdeki genel yükseliş, bu servet artışına katkıda bulundu. Diğer yandan, en zengin yüzde 10'un geri kalanının serveti 38,2 trilyon dolar seviyesine ulaşmış olsa da, bu rakam en zengin yüzde 0,1'e kıyasla 100 kat daha azdı. En yoksul yüzde 50'nin toplam serveti ise 4 trilyon dolarla sınırlı kalmış, bu da servet eşitsizliğinin en belirgin göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum, en zengin hanelerin ortalama servetinin, en yoksul yarıdaki hanenin servetinin 3 bin katından fazla olmasına işaret ediyor. Bu veriler, ABD'de servet dağılımındaki çarpıcı adaletsizliği gözler önüne seriyor.