Çin ekonomisi, uzun süren belirsizlikten sonra imalat sektöründe bir dönüm noktası yaşıyor. Resmi imalat PMI’ı eylül ayında 49,8’den 50,1’e yükselterek iki aylık düşüşün ardından yeniden büyüme alanına girdi. Bu gelişme, özellikle yapay zeka odaklı dış talebin etkisiyle üretim ve siparişlerdeki artışlarla desteklenirken, ekonominin kırılgan noktasının iç tüketimin hala zayıf kalması olduğu vurgulandı.

Tüm dikkat, fabrikanın üretim ve siparişlerdeki bu yükselişine odaklanıyor. Yeni siparişlerdeki artış, özellikle elektronik, yarı iletken ve veri merkezi ekipmanı gibi yüksek teknolojili ürünlere yönelme trendiyle destekleniyor. Bu durum, Çin’in üretim kapasitesini yeniden şekillendiriyor ve küresel teknoloji piyasalarındaki talebi artırıyor. Ancak bu büyüme, iç piyasada tüketici harcamalarındaki yavaşlamayla karşı karşıya. Konut sektöründeki düşüşler ve genel olarak ihtiyatlı harcama alışkanlıkları, ekonominin büyüme potansiyelini sınırlayan önemli bir faktör.

Çin’in büyüme stratejisi, uzun yıllardır dış talebe bağımlı. Yapay zeka alanındaki küresel yatırım akışı, bu stratejiyi daha da güçlendiriyor. Veri merkezlerinden gelişmiş elektronik bileşenlere kadar geniş bir ürün yelpazesindeki talep, Çin fabrikalarının sipariş defterlerini dolduruyor. Bu durum, Çin’in üretim kapasitesini modernize etme ve teknolojik açıdan kendini geliştirmesi için de bir fırsat sunuyor. Ancak bu durumun jeopolitik riskleri de beraberinde getirdiği unutulmamalı.