Küresel altın piyasasında yaşanan sert hareketler, yatırımcıların dikkatini yoğun bir şekilde üzerine çekiyor. Ons altın, başlangıçta 4 bin 110 doların üzerine çıkan satış baskısına rağmen, kısa sürede toparlanma çabası gösterdi. Ancak bu yeniden yükseliş, sadece geçici bir rahatlama niteliğinde. Yatırımcıların önünde şimdi iki kritik kilometre taşı bulunuyor: Bugün saat 15.30’da açıklanacak ABD’ye ait kişisel gelir ve harcama raporu (PCE) ve cuma günü yayınlanacak olan ABD’nin istihdam rakamları.

Pazartesi günü yaşanan yaklaşık yüzde 4’lük düşüş, piyasadaki karmaşık etkileşimlerin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Yüksek petrol fiyatları, ABD tahvil piyasalarındaki artış ve doların değer kazanması, altın fiyatlarını olumsuz etkiledi. Ancak bu düşüşün ardından gelen alımlar, 4 bin 110 dolar seviyesini kısa vadede önemli bir direnç noktası olarak belirledi. Şimdi ise gözler, bu seviyenin üzerindeki tepkileri yakından takip ediyor. Bu tepkinin ne kadar güçlü olacağını belirleyecek faktörler arasında, bugün açıklanacak PCE enflasyonu ve önümüzdeki hafta yayınlanacak olan işsizlik rakamları yer alıyor.

Ağustos ayına ilişkin PCE enflasyonu, Fed’in (ABD Merkez Bankası) politika kararlarını şekillendirmede kullandığı en önemli göstergelerden biri. Piyasadaki genel beklenti, manşet PCE enflasyonunun yıllık yüzde 3,7 ve çekirdek PCE enflasyonunun yüzde 3,3 civarında kalması yönünde. Bu beklentiler doğrultusunda, aylık çekirdek PCE’de yüzde 0,3’lük bir artışın gerçekleşmesi bekleniyor. Eğer PCE enflasyonu bu beklentilerin üzerinde bir değer gösterirse, piyasalarda Fed’in yeniden faiz artırabileceği düşüncesi güçlenebilir. Bu durum, ABD tahvil faizlerini ve doları yükseltebilir, altın fiyatları üzerinde ise baskı oluşturabilir.

Öte yandan, New York Fed Başkanı John Williams’ın, eylül ayındaki faiz artışı sonrası ek bir artırımın gerekli olmadığına dair açıklamaları, altın fiyatları üzerinde olumlu bir etki yarattı. Williams’ın açıklamaları, piyasadaki faiz artışı beklentilerini azaltarak, altın fiyatlarının toparlanmasına katkıda bulundu. Ancak altın piyasasında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin son günlerde yüzde 5,2’nin üzerine yükselerek 2007’den beri görülen en yüksek seviyelere yaklaşması gibi temel riskler hala devam ediyor. Bu durum, altın fiyatları için önemli bir destek kaynağı olarak görülüyor. Yatırımcılar, bu kritik verileri dikkatle takip ederek, altın piyasasında oluşacak yeni trendleri belirlemeye çalışacak.