İstanbul’un kültürel zenginliklerine bir yenisini ekleyen “İstanbul Külrötası” kapsamında düzenlenen konserler, dinleyicilere eşsiz bir müzik yolculuğu yaşattı. Royal Philharmonic Orkestrası’nın şefi Vasily Petrenko yönetiminde sahne alan sanatçılar, klasik eserlerin büyülü atmosferini yeniden canlandırdı. İlk konser, kemancı Liya Petrova’nın etkileyici solosuyla başlarken, ikinci konser ise Beethoven’in 5. Piyano Konçertosu’nun solisti Elizabeth Levonskaja tarafından yorumlandı; bu eser, dinleyicileri farklı bir zamana ve mekana taşıdı.
Konserlerin duyurulmaması ve biletlerin yüksek fiyatı, sanatseverler arasında şikayetlere neden oldu. AKM Sanat Yönetmeni Remzi Buharalı, bu durumun, “duyurulmamış olması” gibi bir durum olmadığını, sanat kurumlarının biletlerini önceden duyurması gerektiğini vurgulayarak, orkestranın maliyetini ve sanatçıların getirilebilirlik oranını göz önünde bulundurarak bilet fiyatlarının belirlendiğini açıkladı. Bu durum, sanatın erişilebilirliğinin önemini bir kez daha hatırlatarak, sanatseverlerin kültürel etkinliklere daha kolay ulaşabilmesi için yeni çözümlerin aranmasına ihtiyaç olduğunu gösterdi.
Bu konserler, sadece müzik performanslarıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda opera dünyasının önemli isimleriyle bir araya gelme fırsatı sundu. İstanbul Devlet Opera ve Balesi müdürü ve sanat yönetmeni Caner Akgün, Gedik Eğitim Vakfı’nın desteğiyle kurduğu Gedik Sanat ve Gedik Filarmoni Orkestra’sının projeleri, opera sahnesine yeni soluk getirecek gibi. Akgün’ün “Gılgamış, Köroğlu, Kerem Üçlemesi” projesi, Türk edebiyatının önemli eserlerini opera aryolarına dönüştürmeyi hedefliyor. Ayrıca, İDOB’un farklı kurumlarla işbirliği yaparak sahneleyeceği “Faust” ve “Gogol’ün Paltosu” gibi projeler, opera sahnesine yenilikçi yaklaşımlar sunacak.
Sanatın ve kültürün farklı alanlarındaki projeler, Türkiye’nin güncel siyasi ve sosyal gündemine de ışık tutuyor. ABD’nin Irak’taki askeri varlığının sona ermesi, uluslararası ilişkilerdeki değişimleri temsil ederken, anayasa dilinin Türkçeleştirilmesi ve yeniden eski haline döndürülmesi gibi konular, Türkiye’nin kültürel mirasının korunmasına yönelik çabalarını gösteriyor. Bu konserler, sadece müzikseverler için değil, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel ve sanatsal gelişimine katkı sağlayan önemli bir adım olarak da değerlendirilebilir.”}p>