Türkiye Medeni Kanunu’nda uzun süredir tartışma konusu olan ‘süresiz nafaka’ düzenlemesi, Anayasa Mahkemesi’nin kararının ardından yeni bir döneme girdi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararın ardından, boşanma sürecinde yoksulluk nafakasının ne kadar süreyle devam edeceğine dair belirsizlik ortadan kalkacak. Mahkeme, 175. maddeye yer vererek, hakimlerin somut olayların koşullarını değerlendirebileceği ve hakkaniyet ilkesine uygun kararlar verebileceği bir çerçeve oluşturdu.

Kararın merkezinde, Kanun’un 176. maddesi yer alıyor. Bu madde, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya tarafların mali durumlarında esaslı değişiklik meydana gelmesi gibi durumlarda nafaka yükümlülüğünün sona erebileceğini veya yeniden belirlenebileceğini açıkça belirtiyor. Bu durum, süresiz nafakaya dair endişeleri gidermeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Mahkeme, bu noktada, süresiz nafakanın, nafaka yükümlüsünü hiçbir koşulda sona ermeyen mutlak bir yükümlülük altına soktuğunu söylemekten kaçınıyor.

Avukat Hakları Grubu’ndan yapılan açıklamada, kararın “nafakanın her durumda süreli olmasını zorunlu kılmadığı” ve yeni düzenlemede hâkimin somut olayın koşullarını değerlendireceği açık ve öngörülebilir bir çerçeve kurulması gerektiği vurgulanıyor. Bu yaklaşım, yargı süreçlerinde daha fazla esneklik ve adalet arayışını destekliyor. Karar, nafaka alacaklılarının haklarını korurken, aynı zamanda nafaka yükümlüsünün de haklarını gözeterek dengeli bir çözüm sunuyor.

Bu önemli karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Yürürlüğe girmeden önce, hakimlerin bu kararı titizlikle değerlendireceği ve her somut olayın özelliklerini dikkate alarak karar vereceği belirtiliyor. Bu durum, nafaka davalarının çözümünde daha hızlı ve adil sonuçlar alınmasına katkı sağlayacaktır.”} att: 2024-02-29 14:30:00Z