Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), uzun süren araştırmalarının ardından “Gazze’de İşkence ve İnsanlık Dışı Muamele” başlıklı, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki uygulamalarını ve küresel SUMUD filosunu hedef alan saldırılarını detaylı bir şekilde ele alan kapsamlı bir rapor yayınladı. Rapor, mevcut bilgiler ışığında, yaşanan travmatik olayların ve insan hakları ihlallerinin acil bir şekilde uluslararası arenaya taşınması gerektiğinin altını çiziyor. Raporun hazırlanmasında, özellikle Filistinlilerin yaşadığı acılar ve sistemli olarak uygulanan işkence yöntemleri derinlemesine incelenmiştir.
Rapor, İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen, tutuklulara yönelik sistematik işkence yöntemlerine dair yüzlerce kanıtlı vakayı derleyen bir veri havuzu sunuyor. Bu yöntemler arasında, “hayalet yöntemi” (tutuklunun yüksek bir yere bağlanıp havaya asılı tutulması), uzun saatler boyunca klozet suyuyla boğma girişimi, cam kırıklarının üzerinde dizüstü sürüklenme, anestezi uygulanmadan yapılan acil cerrahi müdahaleler, tutukluların uzuvlarının kesilmesi gibi vahşi uygulamalar yer alıyor. Ayrıca, on-otuz kilo arası kilo kaybına yol açan toplu açlık ve şiddetli tecavüz ve cinsel saldırılar da raporun dikkat çektiği en acil konular arasında yer alıyor. Rapor, bu tür eylemlerin, insanlığa karşı işlenen suç teşkil ettiğini ve sorumluların derhal cezalandırılması gerektiğini vurguluyor.
Rapor, aynı zamanda Filistinli tutukluların “idari tutukluluk” uygulamasına da şiddetle karşı çıkıyor. Bu uygulamaya son verilerek, yargısız ve keyfi gözaltıların sona erdirilmesi, tüm Filistinli tutukluların derhal serbest bırakılması ve tutukluların koşullarının uluslararası insan hakları örgütleri tarafından düzenli olarak denetlenmesine izin verilmesi talep ediliyor. Rapor, uluslararası toplumun, İsrail'in insan hakları ihlallerine karşı koymada daha proaktif bir rol üstlenmesi gerektiğini savunarak, soruşturma ve yargılama süreçlerinin hızlandırılması için acil çağrıda bulunuyor.
KDK'nın raporu, sadece insan hakları ihlallerinin bir belge olmanın ötesine geçerek, uluslararası hukukun uygulanması ve adaletin sağlanması için önemli bir araç olarak kabul ediliyor. Raporun yayınlanması, Gazze'deki acı gerçeklerin dünyaya duyurulması ve uluslararası toplumun, İsrail'in vahşetine karşı durması için bir dönüm noktası olabilir. Raporun sonuçları, uluslararası mahkemelerde İsrail'e karşı açılacak davalarda kullanılabilir ve Filistinlilerin haklarını koruma çabalarına katkı sağlayabilir.