Türk moda endüstrisi, teknolojik yeniliklerle adeta bir dönüşüm yaşıyor. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) liderliğindeki, Sürdürülebilir Ürünler İçin Eko-Tasarım Tüzüğü’ne (ESPR) uyum sağlamak amacıyla geliştirilen projeler, sektörün geleceğini şekillendiriyor. Özellikle dijital ürün pasaportu uygulaması, sektör için stratejik bir avantaj yaratma potansiyeli taşıyor.
İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) desteğiyle tamamlanan ‘Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi’, İHKİB’in Dökümhanesi’ni (DDM) çevre dostu bir yapıya dönüştürmeyi amaçladı. Proje, sadece fiziksel dönüşümle kalmayıp, aynı zamanda sektörün dijitalleşme sürecine de önemli katkılar sağlayacak. Dijital ürün pasaportu, giyim ürünlerinin tüm yaşam döngüsü hakkında bilgi sağlamak, üretim süreçlerini şeffaf hale getirmek ve AB’nin sıkı çevre düzenlemelerine uyumu kolaylaştırmak için kritik bir araç olarak öne çıkıyor.
Bu yeni sistem, giysinin doğumundan ölümüne kadar olan her aşamada toplanan verilerle, ürünün geri dönüşüm potansiyelini değerlendirmeye olanak tanıyor. Sanal kimlik kartı niteliğindeki dijital ürün pasaportu, tüketicilere ürünlerin çevresel etkileri hakkında bilgi vererek bilinçli tercihler yapmalarını sağlıyor. Türkiye’nin hazır giyim ihracatının büyük bir bölümü AB ülkelerine yönelik olduğu düşünüldüğünde, bu uyum süreci sektörün küresel pazardaki konumunu güçlendirecek ve rekabet avantajı sağlayacak.