İstanbul’da, ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davası kapsamında yürütülen bir soruşturma, bugün Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeni bir dönüm noktasına geldi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan casusluk davasıyla ilgili savunmasını yaparken, yargı sürecindeki sürenin ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) verdiği yanıtların kamuoyunda büyük bir merak ve şaşkınlık yarattığını gözler önüne serdi.
Duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda gerçekleşti ve tutuklu sanık İmamoğlu, iki yılda yaşadığı süreçle ilgili detaylı bir açıklama yaptı. Sanık, mevcut durumda 13 farklı ceza davasıyla mücadele ederken, mahkemelerde 23 hakim değişikliğinin yapıldığını ve adil yargılanma hakkının engellendiğini vurguladı. Hakim değişikliklerinin sayısı, İmamoğlu’nun sayabileceği kadar arttığını belirterek, yargı sürecinin karmaşıklığı ve adalete olan güvenin sarsıldığına dikkat çekti.
Savunmasında, 19 Mart’tan beri kendisine yöneltilen her suçlamayla karşı karşıya kaldığını belirten İmamoğlu, farklı suçlamaların ve duruşmalara katılımının yıpratıcı olduğunu ifade etti. Belediye faaliyetleri, makam arabası ve kiralık araç gibi konuların bile dava konusu edildiğini belirterek, ülkesine ihanet eden ve yabancı güçlerle çalışan olarak algılanıldığını sert bir şekilde eleştirdi. MİT’in iddialarını sorgulayarak, “Casusluk faaliyeti var mı, yok mu? Bunu doğrudan MİT’e bu mahkeme sordu. Bir değil, 2 kez sordu. Mayıstan bu yana 4 aydır MİT’in basit 2 soruya yanıt vermesini bekliyoruz. Benim ve diğer yargılanan arkadaşlarımın casusluk faaliyetinde bulunduğumuza ilişkin MİT’in elinde bir rapor veya tespit var mıdır?” diye konuştu. İmamoğlu, MİT’in cevapsız kalmasına rağmen süreci sürdürmeye devam ettiğini ve bu durumun kendi ve ekibinin itibarını zedelediğini savundu.
Duruşmaya tanık olarak SEGBİS aracılığıyla dinlenen Zeynep Şen, Seher Alaçam’ın ofisinde sekreter olarak çalıştığını ve Hüseyin Gün’ü tanıyarak, Gün’ün Seher Alaçam’ın yeğeni olduğunu ve Alaçam’ın asistanlığını yaptığı bilgisini verdi. Şen, Hüseyin Gün’ün Seher Alaçam ile olan ilişkisi ve banka hesaplarına el konulmasıyla ilgili iddialarda bulundu. Tanık, 2016’dan sonra Hüseyin Gün’ün “Bu ülkede yaşanmaz, bankadaki hesaplara el koyacaklar” şeklinde ifadede bulunduğunu ve bunun sonucunda İsviçre’de bir hesap açıldığını ve paraların yurt dışına aktarıldığını iddia etti. Berkay Yağlıcı da tanık olarak SEGBİS aracılığıyla bağlanarak, Merdan Yanardağ’ı Hüseyin Gün’ün yanına gelmesinden dolayı tanıdığını ifade etti. Seher Alaçam’ın şoförlüğünü yaptığı bilgisiyle birlikte tanıkların ifadeleri, soruşturmanın karmaşıklığını ve farklı yönlerde ilerlediğini gösterdi.