Mersin’in Akdeniz ilçesinde meydana gelen ve dört genç canını kaybettiren, vahim bir kaza, adalet arayışlarını sürdürmeye devam ediyor. 2 Şubat tarihinde, D-400 kara yolunda yaşanan bu olay, toplumsal bir yankı uyandırdı ve yargılama süreci, hayatın en değerli varlıklarının kaybıyla şekillenmeye başladı.

Olay, Melis Kuş isimli sürücünün kontrolü kaybettiği 33 ATE 039 plakalı cipin, refüjde bekleyen yaya grubuna hızla daldığını ortaya koydu. Bu ani ve trajik olay, sadece dört kişinin hayatını sonlandıramadı, aynı zamanda çevredeki diğer insanlarda derin bir şok yarattı. Olayın ardından başlatılan soruşturma, kusurlu davranışın tespit edilmesine ve sorumluların yargılanmasına odaklandı.

Mahkeme heyetinin, sanığın ‘Birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezasının talep edilmesi, olayın ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Kusur raporu, sürücünün aşırı hızla ve dikkatsiz bir şekilde hareket ederek, kazaya yol açtığını açıkça ortaya koydu. Rapor, 149 kilometre/saat gibi tehlikeli bir hızın, yol durumuna ve hız sınırlarına uyumsuzluk nedeniyle meydana geldiğini vurguladı. Ayrıca, olayın gerçekleştiği ışıklı kavşağa giriş sırasında, kaldırımın köşesine ve yayalara çarpışarak, ölüm ve yaralanmalara neden olduğunu belirtti.

Davanın ikinci duruşması, Mersin Adliyesi 7’nci Ağır Ceza Mahkemesinde yapıldı. Sanık Melis Kuş, tutuklu olarak hazır bulundu. Tanık E.K.'nin ifadesi, olayın dehşetini ve şokunu gözler önüne serdi. E.K., aracın hızını, yolculuğunu ve olayın ardından yaşadığı şoku detaylı bir şekilde anlattı. Kazazedelerden Kübra ve Büşra Güney'in babası Mahmut Güney, sanığın ağır cezalandırılmasını talep etti. Sanık Kuş ise TIR'ın kendisini sıkıştırarak şeridi ihlal ettiğini savunarak tahliyesini talep etti ve ‘Bu bir kaza, kimse böyle bir şey olsun istemez, ben de istemedim’ sözleriyle savunmasını sürdürdü. Yargılama sürecinin devam etmesi, adaletin yerini bulması için önemli bir adım olarak kabul ediliyor.