Marmara'nın kalbi, iki gün süren şiddetli bir yağışın etkisi altında kaldı. Kasvetli bulutların ardında, kentlerin sular altında kalması, hayatın akışını tamamen değiştirdi. Özellikle Sakarya, Bursa ve Düzce gibi büyük şehirlerin yanı sıra, Geyve, Karapürçek ve Karasu gibi daha küçük ilçeler de bu doğal afetle mücadele etti. Yağan su, sadece fiziksel bir zorluk olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir travma olarak da yaşam alanlarına yerleşti.
Dereler, kontrol edilemeyen bir güçle taştı. Yollar, suların altında kalıp çökerek ulaşımı imkansız hale getirdi. Okullar, camiler ve evler, suyun acımasızlığına kapılarak sular altında kaldı. Bu durum, bölgedeki insanların yaşamlarını olumsuz etkilemenin yanı sıra, ekonomik faaliyetleri de ciddi şekilde sekteye uğrattı. Özellikle tarım arazileri ve küçük işletmeler, bu felaketin etkilerine karşı savunmasız kaldı.
Durumu daha da kritik hale getiren, koordinasyon eksikliği ve hızlı müdahalenin gecikmesiydi. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar'ın bölgede yaptığı incelemeler ve vatandaşlara yönelik geçmiş olsun ziyaretleri, acil yardım çalışmalarının başlatılmasında önemli bir rol oynadı. Ancak, su baskınlarının yarattığı karmaşıklık, ekiplerin işini zorlaştırdı. Özellikle Erenler mevkisi'ndeki Adapazarı-Karapürçek yolu üzerindeki su altında kalan araçlar, uzun saatler boyunca orada kaldı. SASKİ ve ilçe belediye ekiplerinin seferber çalışmaları, suyun ilerlemesini durdurmak ve hasarı en aza indirmek için yoğun bir tempoyla devam etti.
Afet Koordinasyon Merkezi'nde kurulan kriz masası, tüm kaynakların seferber edilmesini sağladı. Ancak, bu felaketin yıkımı, sadece fiziksel altyapıda değil, aynı zamanda insanların ruhunda da derin izler bıraktı. 12 okulda eğitimin aksaması, çocukların eğitim hayatını olumsuz etkilerken, Esence Mahallesi'ndeki evlerde ve pansiyonlarda mahsur kalan vatandaşlar, AFAD, MAK, jandarma ve itfaiye ekiplerinin yardımına koştu. Yağan yağışın, bölgede metrekareye 13,7 kilogramı aşan yoğunluğu, bu felaketin boyutunu daha da ortaya koydu. Marmara'nın sarsak yağışı, sadece bir doğal afet değil, aynı zamanda bölgedeki dayanışma ve direncin de bir göstergesi oldu.