Türkiye’nin sağlık haritasında kalp ve damar hastalıkları, en belirgin sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. TÜİK’in 2024 verilerine göre, ülkenin toplam kayıplarının neredeyse yarısı (yüzde 36) bu hastalıklar nedeniyle meydana geliyor. Bu durum, özellikle 40-69 yaş aralığındaki nüfusun sağlık durumuyla ilgili ciddi bir uyarı niteliğinde. Sağlık Bakanlığı ile Dünya Sağlık Örgütü’nün ortaklaşa yürüttüğü Hane Halkı Sağlık Araştırması 2023’e göre, bu yaş grubunun onda sekizi (yüzde 12,7) üzerinde kalp ve damar hastalığı riski taşıyor, hatta bu hastalığa sahip olanların oranı da alarm verici şekilde yüksek.

Kolesterol, bu risk faktörlerinin en önemli tetikleyicisi olarak karşımıza çıkıyor. Son araştırmalar, Türkiye’deki büyük bir kesimin düzenli kolesterol ölçümü yaptırmadığını gösteriyor. 35-44 yaş grubunun sadece yüzde 24,4’ü, 45-54 yaş grubunun yüzde 18,2’si ve 65 yaş üstündeki bireylerin ise sadece yüzde 6,6’sı hayatında hiç kolesterol değerini kontrol ettirmedi. Bu durum, hastalıkların erken evrelerde tespit edilmesini engelliyor ve tedavi seçeneklerinin kısıtlanmasına neden olabiliyor. Yüksek kolesterol, kan damarlarının daralmasına ve kalp krizleri, inme gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir tehdit oluşturuyor.

Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, bireylerin sağlığını koruma konusunda dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sigara kullanımı gibi temel önlemlerin yanı sıra, düzenli kolesterol kontrolü, tansiyon takibi ve LDL-K (kötü kolesterol) değerlerinin ölçülmesi gibi adımların atılması gerektiğini belirtiyor. “Kalp sağlığımızı korumak için sağlıklı beslenmek, hareket etmek ve sigaradan uzak durmak çok önemli; ancak bunlar her zaman tek başına yeterli olmayabilir” diyerek, bireylerin kendi sağlık durumlarını takip etmelerinin önemini vurguluyor. Yüksek kolesterolün kontrol altına alınmaması durumunda, kalp krizi ve inme gibi hayati risklerin ortaya çıkabileceğini hatırlatıyor.

Bu zorlu tabloya karşı, Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış, kalp sağlığına yönelik farkındalığın sürekli olarak artırılması gerektiğini savunuyor. “Son dönemde toplumumuzda ve Türkiye gündeminde kalp sağlığı ile risk faktörlerinin daha fazla konuşuluyor olmasını farkındalık açısından kıymetli buluyoruz” diyerek, bu konunun sadece Dünya Kalp Günü’nde değil, yıl boyunca toplumun gündeminde yer alması gerektiğini vurguluyor. Novartis, bilimsel yenilikler ve yenilikçi tedaviler sunarak kalp sağlığına katkıda bulunmaya devam edecek ve hastaların ve bakım verenlerin deneyimlerini dinleyerek, ortak bir farkındalık yaratmayı hedefliyor. Unutulmamalı ki, kalp sağlığı sadece bireysel bir sorumluluk değil, toplumun genel sağlığı için de hayati bir öneme sahip.”}p>